Yazılar

Pazarlama Yalanları

Nasıl yeni müşteriler buluruz ? , Mevcut müşterileri nasıl elde tutarız ? , Farklılaşmak için neler yapmalıyız ?

90`ların başından itibaren bu soruyu bilinçli olduğu kadar bilinçsizce cevaplamaya çalışan onlarca reklamcı, pazarlamacı, ajans ithal kavramlar ile konuşmaya başladılar. Sonra hepsinin ağzına pelesenk olmuş bir kavram çıktı ortaya :

Bütünleşik Pazarlama İletişimi…

pazarlamayalanlari

Pazarlamacılar için bu sorulara  mükemmel bir cevap olan bu kavram, tüm sorular için anlamlandırılabiliyordu. Temel olarak farklı iletişim kanalları ile tüketiciye aynı mesajı vererek bilinçaltında oluşturulan izlenimlerin satın alma ile sonuçlanmasına dayanan bir yöntemdi. Bu yöntemdeki amaç aynı mesaj ile algı kargaşasından kurtulmaktı. Ve seçilen yöntem tek kelime ya da iki kelime ile markayı akılda kalıcı bir hale sokmaktı.

Uzun bir süre uygulanan “Bütünleşik Pazarlama İletişimi” internetin yavaş yavaş hayatımıza girdiği 95`ler ve hızlanmaya başladığı 2000`li yıllarda hala revaçtaydı.

2004 yılından itibaren internet hızının artmış ve çoğu eve bilgisayarın girmiş olmasıyla BPİ kavramı alışılmışın dışına çıkmayan uygulamaları ile hayatımıza klişe/leşmeyi sokmaya başlamıştı. Hemen sonrasında internet, sosyal medya ve teknoloji üçlüsünün iletişimdeki devrimi ile beraber ;

…Hem kaliteli hem ucuz, bir telefon kadar yakınımızda, diş hekimlerinin tavsiye ettiği, kendimizi şımarttığımız, ev hanımlarının tercihi olan… ve bunlara benzeyen pack shotlar klişelere meydan okuması gereken reklamcılığın yaratıcılığını ortaya koymuş oluyordu.

Burada süreci biraz detaylandırmak gerekirse reklamcılık istisnai işlerin dışında, şekil değiştirip bir klişe zinciri içinde basmakalıp bir hal almaya başlamıştı. Pazarı bölüşen , beylik laflar eden, eskiden taş attıkları binalara CEO olarak geri dönüş yapan bir azınlığın elinden geçmişti/geçiyordu.

y-kuşağı

Sonra birden sosyal medya yeni mecralarıyla oyunu bozdu. Tekelleşen geleneksel medyayı günden güne dövmeye başladı. Kurallar değişmişti hızlı, yaratıcı ve şartların eşit olduğu tarafsız kelimesinin yeniden anlam kazandığı bir mecralar bütünü “Yeni Medya” olarak ortaya çıkmıştı.

Yeni medya ile yaşıt olan Y kuşağı sektöre hem ajans hem de marka tarafında sızmaya başlamıştı. Hal böyle olunca Y kuşağının hiperaktif reklamcıları hızlı bir şekilde çoğalmaya ve çalışmaya başlamışlardı bile..

Bu kuşağın işleriyle, düşünceleriyle istisna oluşturan kısmını ve arada kalan zümreyi (Y kuşağından öncesi) bir kenara ayırmamız gerekir.

İstisna oluşturmayan kısımdan devam edersek, ajans ve markalar tarafında kültürel kodlarını çözememiş, sıra dayağı yememiş, toplu ulaşım araçlarına binmemiş, ekmeğin fiyatından haberi olmayan, çok güzel keman çalan iki aksan İngilizce konuşabilen, ithal görünümlü, teoriyi geçmeyen pratikleri ile yetişmiş gerçek hayatla karşılaştığında duvara çarpmış gibi olan reklamcılar, iletişimciler ve pr`cılar ile dolmuş durumdaydı ve gerçek hayatın onlara sunduğu, 1000 TL + sodekso oluyordu..!

Y kuşağının heyecanlı neferleri örnek olarak başarılı ulusal, global projeler ile donatılmışlardı. Ama klasik pazarlama sürecinin dışında dönüşmüş olan yeni pazarlama disiplinini unutuyorlardı. “Pazarlama, artık yeni ürün ve hizmetler ile önce ihtiyaç doğuran ve sonra bu ihtiyacı karşılayan bir faaliyet alanıydı. (Örn : Aloe Veralı tuvalet kağıdı, facebook oyun kartları) bu durum klasik  pazarlama iletişimi de yürütürken de devam ediyordu. Daha  öncede belirttiğim gibi marka tarafında ve ajans tarafında da yer aldıkları için paralel bir şekilde işler sonuçlanıncaya kadar problemsiz devam ediyordu. Kimsenin anlamadığı deneysel içerikler keşke klişe olsa diyebileceğimiz onlarca içerik onlarca mecradan servis ediliyordu.

Bu iletişim sürecinde başarısız onlarca projede sorunun nerede olduğu aranıyor ve sorun raporlar, analizler ile rakamsallaşarak masada kalıyordu.

Bursa Web Tasarım

Kabaca ticaret odasından alınan bilgilere göre baktığımız zaman Bursa`da web tasarım işi ile ilgilenen 150`e yakın ajans kaydı bulunmaktadır. Bunun yanında freelance ve “bilgisayarcı” olarak donanım işi ile ilgilenen fakat web`e de her zaman merakı olan arkadaşları da dahil edersek 300`e yakın web tasarım firması var. usa viagra prices

Web tasarım dediğimizde başlıca disiplinlerini yerine getirmenin yanında başta hosting, domain  v.s gibi onlarca birleşenin oluşturduğu bir dünyadan bahsediyoruz. Peki gerçekten bu kadar kolay mı ? Tabiki de değil. buy cialis for cheap

Freelance ve çalıştığım firmalarda ki tecrübelerimi göz önüne aldığımda Bursa`da web tasarım konusunda başlıca sıkıntılar ; ki genelde sadece Bursa demek yanlış olur.

Her işte olduğu gibi herkesin her şeyden gayet iyi anlaması, senelerdir  hosting firması  yönetmiş bir datacenter nedir ? neler yapar ? gibi bilgileri yemiş yutmuş, hatta “Bilirkişi” olarak nitelendirilen insanların en basit sorunlarda KADER cevabı verdiği eskisi kadar yeşil olmayan Bursamız da buna benzer bin bir tane sorunla karşılaşılmaktadır. Dediğimiz gibi başlıca sorunlar Hosting firmaları ile başlayıp meslek liselerinde ilk senelerdeki hevesinin gazıyla piyasada iş kapan öğrenciler ile devam etmiş ve freelance olarak arkasına siyasi v.b torpillerle türemiş php`i , asp`i bir dernek adının kısaltması zanneden Bill Gates`ler ile devam etmiştir. can i buy viagra in chemist

Dediğim gibi kendi içinde bir disiplin olan arayüz tasarımcısından tutunda front end developer, back end developer, senior php developer, junior  php developer, v.b gibi meslek gruplarına ayrılmış, tarayıcı uyumluluğu, responsive tasarım, seo, smo gibi onlarca kavrama sığmayan bu dünyada işler bu kadar da basit değil. rush limbaugh gets caught with viagra

Tabi işi layıkıyla yapan kendi içinde gerekli kuralları harfiyen uygulayan ya da uygulamaya çalışan firmalarda yok değil ama bir elin parmaklarını maalesef geçmiyor.

Bundan sonraki yazımızda bir web sayfası yaptırmak isteyen kullanıcının nelere dikkat etmesi gerektiğini anlatmaya çalışacağım. cialis cost

KURUM ÇALIŞANLARI İÇİN SOSYAL MEDYA POLİTİKASI (YOL HARİTASI)

İnternet ve Sosyal Medya, evrenin halen genişlemekte olduğu hakkındaki teori ile neredeyse bire bir örtüşmektedir. Sürekli büyüyen ve kontrolü gittikçe zorlaşan bir dünyadan bahsediyoruz. Peki; böyle bir dünyada bazı kurallar olmadan yol almak ve yaşamak mümkün mü? Ya da şöyle soralım soruyu: Ne kadar sağlıklı ve güvenli bir yaşam tarzı olabilir?

Dünya kurulduğu ve insanlığın çıktığı tarihten beri biraraya gelen toplumlar, daha sağlıklı ve huzurlu bir yaşamın tesis edilebilmesi için bazı kurallar oluşturmuşlardır. Mutlak bir uyum olmamasına rağmen, insanların bugünlere gelmesinde önemli rol oynamıştır bu kurallar. Dolayısı ile şirketlerinde ticari yaşamlarında sağlıklı ve sürdürülebilir şekilde var olabilmeleri için, her markanın ve firmanın mutlaka kurum çalışanlarının Sosyal Medya dünyasındaki iletişimini, kurum değerleri doğrultusunda düzenleyen bir Sosyal Medya Politikasına, diğer bir ifade ile yol haritasına ihtiyacı vardır.

Her kuruma özel olarak oluşturulması gereken bu politika; Sosyal Medyayı etkili, etik ve yasalara uygun olarak nasıl düzgün bir şekilde kullanacağınızı anlamanıza yardımcı olacaktır.

“Aksi durum şudur: Bir araç ile yola çıkıyorsunuz ama ne göstergesi var, ne freni ne de bir kaza anında riski azaltacak emniyet kemeri!”

KSMBir firma ya da markanın, sorumluğu olduğu temel bazı kurumlar vardır. Bunlar; Devlet, yasalar, STK’lar, İş Ortaklıkları, Bayiler, Çalışanlar, Hissedarlar gibi. Dolayısı ile Sosyal Medya Kullanım Politikası oluşturulurken, bunlar dikkate alınmalı ve temelde “Kurum İçi” ve “Kurum Dışı” olmak üzere 2 ana başlık altında toplanmalıdır.

Kurum İçi Sosyal Medya Kanalı

Sadece marka çalışanları ile markanın onayladığı ve sağladığı, sahibi olduğu, kontrol ettiği, diğer kişilerin kullanabileceği bir sosyal medya kanalını ifade eder. Bunlar; marka bünyesindeki bloglar, şirket BT bölümünün veya markanın sözleşmesi olan bir tedarikçinin (Dış Kaynak) sağladığı diğer sosyal medya hizmetlerini kapsayabilir.

Kurum Dışı Sosyal Medya Kanalları

Markanın sahibi olmadığı, sağlamadığı ve/veya kontrol etmediği bir sosyal medya uygulamalar bütünün kapsar. FaceBook, YouTube, Vimeo, Google+, Twitter,  LinkedIn, TripAdvsior, Foursquare, Tumblr, WordPress, Xing, FriendFeed gibi uluslararası şirketlerin genel kullanıma açık olarak sunduğu  çeşitli hizmetler örnek verilebilir.

Yukarıdaki tabloda, oluşturulması düşünülen Kurumsal Sosyal Medya Politikası kapsamında yer alması ve dikkat edilmesi ana başlıklar verilmiştir. Böyle bir çalışma, her kurumun kendi kültürü ve etki alanı analiz edilerek hazırlanması gerekir. Çalışanları sıkmamalı ama aynı zamanda kurallara uyumu etkin bir şekilde anlatmalıdır. Böyle bir planın sonunda, kurum çalışanlarının danışmak istedikleri konular için iletişime geçebilecekleri uzmanların iletişim bilgileri de kesinlikle yer almalı ve iletişim çift taraf temelli olmalıdır.

E-POSTA PAZARLAMA: GERÇEKTEN ÖNEMLİ Mİ YOKSA SADECE VAKİT KAYBI MI?

e-Posta pazarlamanın faydası, pek çok konuda olduğu gibi sadece tek başına düşünülmesi durumunda yeteri kadar değer sağlamayabilir. Bulunulan sektör, ürün ve hizmet, aynı zamanda hedef kitleye göre farklılıklar arz edebilir. Dolayısı ile e-posta pazarlamayı, entegre bir pazarlama stratejisinin önemli bir parçası olarak görmek ve planlamaları buna göre yapmak daha doğru olacaktır.

Uzun bir yazı ile kafaları yormaktansa aşağıdaki bazı somut verileri inceleyerek hareket etmekte fayda vardır:

FAYDALARI

  • Makul bir bütçe ile uygulanabilir.
  • Oldukça etkin ve hızlı geri dönüş sağlayan bir yöntemdir.
  • Otomasyon yazılımları sayesinde optimum verimlilik elde edilir.
  • Ölçülebilir olması, yönetilmesini kolay kılar.

e-Posta İdeal Gönderim Günleri

TAVSİYELER

  • Müşteri canlıdır ve ilgi ister, onlardan bir hoş geldin mesajını çok görmeyin.
  • Detaylı analiz yaparak e-postalarınızın açılma ve işlem görme oranlarını belirleyiniz.
  • Gönderdiğiniz e-postalar, her türlü akıllı cihaz için uyumlu olmalıdır.
  • Gönderdiğiniz e-postaların içeriklerinden önemli olanların, mutlaka Sosyal Medya’da paylaşılabilir olmasına dikkat ediniz.
  • Gönderdiğiniz e-postalar, çapraz satış fırsatları yaratabilmeli.
  • Gönderdiğiniz e-postalar, WEB/BLOG ve diğer Sosyal Medya mecralarındaki etkinliğinize katkıda bulunmalı, trafiği olumlu yönde etkilemeli.
  • Gönderdiğiniz e-postaların geri dönüş analizleri mutlaka yapılmalı, bir sonraki gönderimin başarısını olumlu yönde etkilemelidir.
  • Raporlama ve Analiz aracı ile en değerli müşteri ya da müşteri grubu tespit edilebilmelidir.

e-Posta İdeal Gönderim Saat aralığı

GÜNCEL İSTATİSTİKLER

  • 3,2 milyardan fazla e-posta hesabı var
  • Dünya nüfusunun yaklaşık % 25’i e-posta hesabına sahip
  • Ortalama bir kullanıcı günde 112 adet e-posta gönderiyor/alıyor

Gönderilen e-postaların;

  • % 55’i imajlardan
  • % 32’si dosyalardan
  • % 11’i diğer
  • % 1,4’ü ses dosyaların oluyor.
  • Yıllık 92 trilyon e-posta gönderimi yapılıyor

Peki; başlıkta sorduğumuz soru için şu an ne düşüyorsunuz?

Elbette, bu sorunun cevabının bir kısmı bu özet bilgiler sayesinde elde edilebiliyor. Ancak, daha net cevapların oluşabilmesi için mutlaka bulunduğunuz sektör, ürün ve hizmet grubunuz ile birlikte hedef kitleniz daha detaylı olarak analiz edilmelidir.

Bununla birlikte, gelişen akıllı cihazlar ile birlikte e-posta pazarlama yönteminin daha da gelişeceği kaçınılmaz bir gerçektir.

SERMAYE ŞİRKETLERİNİN AÇACAKLARI İNTERNET SİTELERİNE DAİR YÖNETMELİK | SON TARİH: EKİM 2013

Bilindiği üzere yeni TTK (Türk Ticaret Kanunu) çıktı ve yürürlüğe girdi ve beraberinde pek çok önemli değişiklikte geldi. Artık; tüm şirketlerin web sitesi olmasının yanında, şirketler Ekim-2013 tarihine kadar Gümrük ve Ticaret Bakanlığının Yönetmeliğinde (Madde-6) belirtilen mali bilgileri web sitelerinde düzenli olarak yayınlamak zorundalar.

Henüz web sitesi oluşturmamış ve denetime tabi şirketlerinde, web sitelerini Ekim-2013’e kadar hazırlamaları ve gerekli mali bilgileri yine yayınlamaları gerekiyor.

Ekim-2013’te, web sitelerinin yönetmelikte belirtilen standartlara sahip olması gerekiyor. Bu bilgiler ne sıklıkta yayınlanacak, değiştirilecek, saklanacak ve güncellenecek gibi detaylar bu yönetmelik içerisinde detaylı olarak belirtilmiş durumda.

Şirketlerin; faaliyetleri doğrultusunda ortaya çıkan bilgilerin web sitesine konması ve/veya güncellenmesi aşamasında, yönetmelikle gelen süreler bulunmaktadır. Bazı bilgiler aynı gün içinde bazıları ise 5 iş günü içerisinde sitede yayınlanmak zorundadır. Dolayısı ile tasarlanacak web sitelerinin, hem teknik alt yapıları son derece güvenli hem de kolay güncellenebilir bir uygulama olması çok önemlidir.

Elektronik Arşivleme

KAYNAK: Resmi Gazete

TÜRKİYE’DEKİ İNTERNET KULLANICILARI-2012 (Yandex Metrica Raporu)

Ağustos 2012 verilerini kapsayan bu rapor Türkiye’deki İnternet kullanıcılarının bilgisayarlarının ve mobil cihazlarının ana teknik özelliklerini ve aktivitelerinin ana hatlarını tanımlamaktadır.

Tüm veriler, web sitesi sahiplerinin, sitelerinin ana göstergelerini ve kullanıcı davranışlarını analiz edebildikleri ücretsiz bir web analizi aracı olan Yandex.Metrica tarafından sağlanmıştır.

Türkiye’de 35 milyondan fazla İnternet kullanıcısı bulunmaktadır.1 Bu kullanıcıların çoğu, web sitelerini masaüstü ve dizüstü bilgisayarlarından ziyaret etmektedir. Aynı zamanda, İnternet’e mobil olarak erişen kullanıcı sayısı da hızla artmaktadır. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na (BTK) göre, 2012’nin 2. çeyreğinde en az 10.6 milyon mobil İnternet kullanıcısı bulunmaktadır.2 Bu rakam geçen sene göre aynı dönemden itibaren sayının iki katına çıktığını göstermektedir.

Türkiye’deki masaüstü ve dizüstü kullanıcılarının yarısından fazlası işletim sistemi olarak Windows 7 ve tarayıcı olarak Internet Explorer kullanmaktadır. İnternet’e mobil olarak erişen kullanıcıların %65’inden fazlası ise Mobil Safari tarayıcıları ile Apple cihazları kullanmaktadır.

Her iş gününde, kullanıcılar masaüstü ve dizüstü bilgisayarlarından ortalama 20 sayfadan fazla, mobilden ise yaklaşık olarak 6 sayfa ziyareti gerçekleştirmektedir. İş günleri ve çalışma saatlerindeki masaüstü ve dizüstü çevrimiçi aktivite, akşam saatleri ve hafta sonlarındaki aktiviteden daha fazladır.

Hafta ve gün boyunca aktivite

Masaüstü ve dizüstü bilgisayarların web sitelerine erişim amaçlarının genellikle işle ilgili olduğu açık bir şekilde gözükmektedir – haftasonları ve akşam saatlerinde masaüstü ve dizüstü kullanıcıların aktivitesi azalmaktadır. Diğer taraftan, mobilden web sitelerine erişim bazı günlerde aynı şekilde devam ederken, bazı günlerde ise iş günlerine oranla daha yoğun kullanılabilmektedir. Masaüstü kullanıcılarının, iş saatleri sonrasında (eve dönüş yolunda veya evlerinde) mobil kullanıma geçiyor olmaları mümkündür.

Masaüstü ve dizüstü kullanıcılar, en yoğun çevrimiçi aktivitelerini sabah saatlerinde gerçekleştirmektedirler. Örneğin, saat 08:00’de saatte 20 sayfadan fazla ziyaret etmektedirler. (Bu saatlerde masaüstü ve dizüstü kullanıcı sayısı fazla olmamasına rağmen.)

 

Web sayfalarına yapılan toplam yeni ziyaretlerin üçte birinden daha azı, kullanıcının adres çubuğuna URL yazmasıyla gerçekleşmektedir. Bundan daha sık olarak, kullanıcılar bir web sitesindeki ya da reklamlardaki bağlantıları takip etmekte ya da bir başlangıç noktası olarak arama motorlarını kullanmaktadırlar.

Teknik özellikler

Masaüstü ve dizüstü

Ortalama bir masaüstü ve dizüstü kullanıcısı 1366×768 ekran çözünürlüğüne ve 32 bit renk derinliğine sahip Windows 7 yüklü bir bilgisayar ve tarayıcı olarak Internet Explorer 8 kullanmaktadır.

 

Mobil

Tipik mobil internet kullanıcıları 320×480 ekran çözünürlüğü ve 32 bit renk derinliğine sahip iOS işletim sistemi yüklü iPhone modelinde bir mobil cihaz kullanmaktadır ve mobil web ziyaretlerini Mobil Safari ile gerçekleştirmektedir.

 

KAYNAK: Yandex