Yazılar

Facebook Etkileşimlerine Neler Oluıyor ?

2013 sonlarına doğru bildiğiniz üzere Facebook organik erişim değerlerinde kritik düşüşler olmaya başladı. Bunun en büyük nedeni ise Facebook’un reklam ve algoritma yapısında değişikliklere gitmesi. Ogilvy’nin yapmış bir araştırma sonucuna göre mevcut beğeni sayısına göre etkileşim sayıları % 6.5, hatta % 2’lere kadar düşmüş durumda.

FB-01

Raporun Tamamı: Ogilvy

Örnek verecek olursak, 100.000 beğeni sayısı olan bir sayfadaki paylaşımın organik olarak görülme/etkileşim sayısı 6000 – 2000 kişi civarında. Bu, gerçekten son derece önemli bir düşüş. Artık görülüyor ki sadece standart paylaşım ve/veya paralı reklamlar ile bu etkileşim sayılarının eski günlerine dönmesi pek mümkün değil.

Artık markaların beğeni sayısını arttırmanın yanında etkileşim sayılarını arttırmak için de çok daha farklı ve etkin yöntemler bulup uygulamak zorunda.

Peki; Facebook etkileşimlerini arttırmak için neler yapılabilir?

Bu sorunun cevabı için aşağıdaki tablolara bakmakta fayda var:

FB-02

FB-03

Raporun Tamamı: Quintly

Quintly’nin yapmış olduğu çalışmaya göre Facebook’ta mevcut paylaşımlar içerisinde görsel paylaşımların etkisi önemli ölçüde artmış durumda. Facebook’ta yapılan paylaşımların yüzde 54′ünü fotoğraf oluşturuyor. Yüzde 30′u link, yüzde 11′i ise yazılı paylaşımlardan geliyor. Link paylaşımlarında da görsellerin ne kadar önemli olduğunu ortada. Dolayısı ile paylaşımlarınızın artık sadece içerik özgünlüğünün yanında görsellerinde özgünlüğünün ve kalitesinin kesinlikle rakiplerinizden çok daha iyi olması gerekiyor.

Organik Seo Nedir?

Hepimizin bildiği üzere artan nüfus ve teknolojinin gelişmesi ile doğru orantılı olarak, dünya kaynakları gitgide doğallıktan uzaklaşıyor. Bu ileri teknoloji kısa dönemde ve görünürde fayda sağlıyor gibi olsa da, uzun vadede aslında sürdürülebilirlik konusunda ciddi sıkıntıları beraberinde getiriyor.  Bu nedenle insanoğlunun bunu görerek gıda üretiminde yeniden eski ve doğal üretim modellerine dönüş yapmaya çalışması aslında son derece normal. Kaldı ki bugün birçoğumuz alış-veriş esnasında organik ürünleri artık tercih eder olduk. 5 mg levitra

Aslında bu süreç, dijital dünyada da benzer bir şekilde ilerliyor. Arama motorları aracılığı ile yapılan aramalarda ilk sayfalarda çıkabilmek, görünür olmak ve ilk tercih edilen olmak pek çok markanın en önemli hedefi. Ve bu uğurda çok ciddi bütçeler kullanılabiliyor. Ancak, bu bütçeler kullandığı sürece siz önde olabiliyorsunuz. Sizden daha fazla para harcayan bir marka, daha öne çıkabilir. Ne zaman ki bütçeyi düşürür ya da kullanmaktan vaz geçerseniz işte o zaman çok gerilerde kalıyorsunuz. Sözün özü, var olabilmek için bu işi sürekli devam ettirmek zorundasınız.

Yukarıdaki sorunu aşmanın bir yolu elbette mevcut ama bunun çok kolay olmadığını söylemekte fayda var. Öncelikle, sabırlı olmalı ve uzun bir süre beklemeyi göze almasınız. Bunu yaparken, arama motoru algoritmalarının nasıl çalıştığını çok iyi bilmelisiniz. Bunun yanında, web ve blog sayfanızın yaşayan bir yapıda olması, içeriklerinin özgün ve güncel olması da en önemli kriterlerin başında geliyor.

Organik SEO nedir diye kısaca bir tanım yapmak gerekirse: Herhangi bir reklam uygulaması ve link kullanmadan sadece arama motoru algoritması doğrultusunda yapılan çalışmaların tümüne verilen isimdir diyebiliriz.

Organik SEO modeli ile yapılacak çalışma, oldukça fazla emek isteyen bir model olmakla beraber ileriye yönelik sürdürülebilirlik konusunda çok daha fazla kalıcı bir yöntemdir.

GERİLLA PAZARLAMA ÜZERİNE – 1

Bu yazı dizisi ile birlikte “Gerilla Pazarlama” üzerine yapılmış bazı çalışmalara göz atacağız. Artık görülüyor ki marka ve bireylerin çok daha fazla yaratıcı olmaları gerekiyor.

Şimdi aşağıdaki çalışmalara bakınca basit ve benimde aklıma gelirdi diyebilirsiniz. Ama önemli olan bu fikirlerin (uygulanmış ve başarılı sonuçlar elde etmişlerdir) doğru zamanda doğru marka için ortaya çıkması ve uygulanmasıdır.

ÇIKIŞI MI ARADINIZ..:)

Axe

SAĞLIKLI YAŞAM AMA NE KADAR DİKKATİNİZİ ÇEKİYOR..!

GYM

ÜRÜNÜNÜZÜN GÜVENİRLİĞİNİ VE SAĞLAMLIĞINI NASIL KANITLAYABİLİRSİNİZ?

3M

Günümüz dünyasında artık aynı sektörde pek çok marka faaliyet gösteriyor. Bunlar içerisinden farklılığınızı ortaya koymak ve anlatmak ise ciddi bir sıkıntı.

Hem markaların hem de bu konuda danışmanlık hizmeti veren firmaların cesaretli ve yeniliğe açık olması gerekiyor.

“Farklı sonuçlara ulaşmak için farklı bakmalı ve düşünmelisiniz.”

#SosyalMedya #GerillaPazarlama #ViralPazarlama#Yaratıcılık

 

E-POSTA PAZARLAMA: GERÇEKTEN ÖNEMLİ Mİ YOKSA SADECE VAKİT KAYBI MI?

e-Posta pazarlamanın faydası, pek çok konuda olduğu gibi sadece tek başına düşünülmesi durumunda yeteri kadar değer sağlamayabilir. Bulunulan sektör, ürün ve hizmet, aynı zamanda hedef kitleye göre farklılıklar arz edebilir. Dolayısı ile e-posta pazarlamayı, entegre bir pazarlama stratejisinin önemli bir parçası olarak görmek ve planlamaları buna göre yapmak daha doğru olacaktır.

Uzun bir yazı ile kafaları yormaktansa aşağıdaki bazı somut verileri inceleyerek hareket etmekte fayda vardır:

FAYDALARI

  • Makul bir bütçe ile uygulanabilir.
  • Oldukça etkin ve hızlı geri dönüş sağlayan bir yöntemdir.
  • Otomasyon yazılımları sayesinde optimum verimlilik elde edilir.
  • Ölçülebilir olması, yönetilmesini kolay kılar.

e-Posta İdeal Gönderim Günleri

TAVSİYELER

  • Müşteri canlıdır ve ilgi ister, onlardan bir hoş geldin mesajını çok görmeyin.
  • Detaylı analiz yaparak e-postalarınızın açılma ve işlem görme oranlarını belirleyiniz.
  • Gönderdiğiniz e-postalar, her türlü akıllı cihaz için uyumlu olmalıdır.
  • Gönderdiğiniz e-postaların içeriklerinden önemli olanların, mutlaka Sosyal Medya’da paylaşılabilir olmasına dikkat ediniz.
  • Gönderdiğiniz e-postalar, çapraz satış fırsatları yaratabilmeli.
  • Gönderdiğiniz e-postalar, WEB/BLOG ve diğer Sosyal Medya mecralarındaki etkinliğinize katkıda bulunmalı, trafiği olumlu yönde etkilemeli.
  • Gönderdiğiniz e-postaların geri dönüş analizleri mutlaka yapılmalı, bir sonraki gönderimin başarısını olumlu yönde etkilemelidir.
  • Raporlama ve Analiz aracı ile en değerli müşteri ya da müşteri grubu tespit edilebilmelidir.

e-Posta İdeal Gönderim Saat aralığı

GÜNCEL İSTATİSTİKLER

  • 3,2 milyardan fazla e-posta hesabı var
  • Dünya nüfusunun yaklaşık % 25’i e-posta hesabına sahip
  • Ortalama bir kullanıcı günde 112 adet e-posta gönderiyor/alıyor

Gönderilen e-postaların;

  • % 55’i imajlardan
  • % 32’si dosyalardan
  • % 11’i diğer
  • % 1,4’ü ses dosyaların oluyor.
  • Yıllık 92 trilyon e-posta gönderimi yapılıyor

Peki; başlıkta sorduğumuz soru için şu an ne düşüyorsunuz?

Elbette, bu sorunun cevabının bir kısmı bu özet bilgiler sayesinde elde edilebiliyor. Ancak, daha net cevapların oluşabilmesi için mutlaka bulunduğunuz sektör, ürün ve hizmet grubunuz ile birlikte hedef kitleniz daha detaylı olarak analiz edilmelidir.

Bununla birlikte, gelişen akıllı cihazlar ile birlikte e-posta pazarlama yönteminin daha da gelişeceği kaçınılmaz bir gerçektir.

SİYASET VE SOSYAL MEDYA | GİZLİ GÜÇ

Özellikle internetin gelişimi ile birlikte ortaya çıkan Sosyal Medya kavramı, artık siyasi hayata da yön vermeye başladı. Kaldı ki son ABD seçimlerinde de yaşananlar bunun en açık kanıtı sayılır. Ancak, her iki tarafı son derece hassas ve keskin bir bıçak gibi olan bu iletişim modeli nasıl doğru bir şekilde kullanılabilir siyasiler tarafından? Özel sektör kullanımında olduğu gibi, kesinlikle son derece dikkatli planlanmış bir Sosyal Medya stratejisine ihtiyaç vardır. Ancak, öncelikli olarak aşağıdaki konularda hemfikir olunması gerekiyor:

ŞeffaflıkŞeffaflık

Sosyal Medya unutmaz… Dolayısı ile paylaştığınız bilgilerin doğru olması gerekiyor. Hatalı bir paylaşıma tepki daha siz ayağa kalkamadan milyonlara ulaşabilir. Sonuçları ise onarılamaz bir hal alabilir.

Samimiyet

Samimi ve içten bir yaklaşım, kalplere doğru şekilde dokunan paylaşım stratejisi her zaman gönülleri fetheder.

Özgünlük

Her zaman her yerde israrla anlatıyoruz: İçerikler özgün olmak zorunda. Siyasi arenada da olsa vermek istediğiniz mesajlara ait oluşturulmuş özgün içerikler her zaman seçmeni daha doğru şekilde kucaklar. Kimseyi kesinlikle taklit etmeyiniz.

Çift taraflı iletişim

İletişim, çift taraflıdır. Paylaşımlarda bulunurken seçmenlerden gelen bilgileri mutlaka okuyun/dinleyin ve olabildiğince cevap vermeye çalışın. Bu, seçmene değer verdiğinizin bir kanıtıdır.

Bir sonraki adım, merkezi bir seçim yönetim merkezi ve kampanyası oluşturmak olmalıdır. Bu önemli; eğer herkes kafasına göre paylaşım ve yönetim yapmaya kalkarsa, çatlak sesler ortaya çıkar ve başarı gelmeyeceği gibi olası başarıya engel olabilir. “Burada, Sosyal Medyanın ışık hızında olduğunu tekrar hatırlatmakta fayda var.”

Peki, ya sonra?

Siyasi Marka

Eğer adınız yeterince bilinmiyorsa, Sosyal Medya’nın nimetlerinden faydalanarak daha düşük bütçeler ile kendinizi çok daha geniş kitlelere duyurabilir ve marka bilinirliğinizi arttırabilirsiniz. Kısacası burası tam size göre…

SeçmenSiyasilider.com / Blog

Kendi ad ve soyadınızı taşıyan ve tamamı ile sosyal Medya mecraları ile entegre edilmiş güçlü bir web sitesi olmak zorunda. Burada hem sizin detaylı bilgileriniz olacak hem de diğer tüm etkinlik (MeetUP ve benzeri uygulamalar entegre edilmeli)  bilgilerini içerecek. Seçmenler üye olabilecek, takip edecek ve yorumlarını bırakabilecekler. Elbette, yorumlara ve fikirlere zaman zaman geri dönüşler yapmak son derece önemli. Tüm bunlar temsil ettiğiniz partinizin web sitesi ve kuralları ile birlikte belli bir ahenk içerisinde işlemeli.

Entegre Sosyal Medya

Kampanyanın başarılı olabilmesi için birden fazla sosyal Medya mecrasında yer almak daha doğru olur. Çünkü seçmenler farklı özellikleri nedeni ile farklı mecralarda bulunuyor olacaklardır. Dolayısı ile Twitter’da olup ta diğer mecralarda olmamak son derece hatalı olur. Yer almanın yanında bu kanallar dikkatli ve özenli bir şekilde dinlenmeli ve seçmenlerin neler konuştuğu ve beklentilerinin neler olduğu sürekli analiz edilmelidir.

Bağışlar

Eğer mevcut yasalar izin veriyorsa siyasi kampanyaya bağış alabiliyor olmak önemli. Çünkü, siyasi arenada bu tür tanıtımların ne kadar maliyetli olduğu açık bir şekilde ortada. Dolayısı ile web sayfası, blog ve benzeri mecralar için bu konuda uygulama geliştirilmeli ve yer almalı.

Kampanya Teknikleri

Sosyal Medya’nın gücü henüz tam olarak anlaşılamadı ancak ilerleyen süreçte siyasi hayatı daha fazla etkilemesi ise kaçınılmaz bir durum. Dolayısı ile bizlerin normalde ticari hayatta kullandığımız gerilla ve viral tekniklerin, bu alanda da kullanılması konusunda hiçbir engel yok. Kaldı ki kısa zamanda hem çok daha büyük hem de daha kalıcı etki yaratabilir rahatlıkla.

Süreklilik

Eğer bu çalışmaları hemen seçim öncesindeki dönemde başlayıp sonrasında kapatırsanız bir faydası olmaz. Daha farklı bir ifade ile sadece seçim dönemlerinde değil, hayatın tüm dönemlerinde bu stratejilerin her daim uygulanıyor olması gerekmektedir. Bu, süreklilik ve sürdürülebilir başarıyı getirir.

Geleneksel Medya

Geleneksel Medya ile Sosyal Medya konseptleri arasında mutlak bir bağlantı olmalıdır. Geleneksel Medya araçlarında yer alındığı dönemlerde mutlaka Sosyal Medya çalışmalarınızdan bahsederek geniş bir network ve etki alanı oluşturmalısınız.

Sosyal Medya ve Bürokrasi

Bürokrasinin kendine has özellikleri var, dolayısı ile son derece kuralcı ve yavaştır. Sosyal Medya’nın hızına yetişemeyeceği için iki kavramı birbirine karıştırmadan çalışmalısınız.

Anlamak

Sosyal Medya’yı doğru kullanabilmek çok iyi anlamanız gerekiyor. Kullandığınız hesapların geçerli ve doğrulanmış olması önemli. Sahte hesaplara karşı ekibinizin sürekli tetikte olması gerekir.

KrizKriz

Sosyal Medya’nın ışık hızında olduğunu tekrar hatırlatarak, olası yaşanacak krizlerde nasıl tepki verilebileceğine yönelik protokollerinin oluşturulması gerekmektedir. Sürekli raporları isteyerek değerlendirme yapın gidişat hakkında.

 Sosyal Medya’nın günümüzde siyasi liderler ve hükümetler üzerinde de ciddi bir baskı unsuru olmaya başladığını görmezden gelmek son derece hatalı bir yaklaşım olur.”

KISSADAN HİSSE | SOSYAL MEDYA KAMPANYALARI

Teknolojinin baş döndürücü gelişimi ile birlikte ortaya çıkan “Sosyal Medya” konsepti, her sektör ve ölçekteki kurum ve kişiler için gerçek anlamda fırsatlar sunuyor. Satışların arttırılması ve sürdürülebilir olmasında, akıllı geliştirilmiş kampanya stratejileri ile istenilen sonuçlara ulaşmak artık çok daha kolay. İşte bu nedenle aşağıda sizler için bir kampanya modelinde öne çıkan ve dikkat edilmesi gereken bazı adımları özet olarak dikkatinize sunduk:

Hikaye[ HİKAYE ]

Bazı kampanyalar anlık  ve dikkat çekici olabilir. Bizim tavsiyemiz ise, kampanyanın bir hikayesinin olmasıdır. Bugün mevcut yerel ve global uygulamalar bakıldığında, bir hikayesi olan kampanyalar daha dikkat çekici ve uzun soluklu olmaktadır. Bu, hedef kitlenin dikkatinin uzun süreli olarak sizde odaklanmasını sağlar.  Hikaye, aslında kampanyanın ruhudur.

İnceleyin: Firmanızın bir hikayesi olmalı

Zamanlama

[ ZAMANLAMA ]

Planlanan kampanyanın hangi dönem içerisinde gerçekleşeceğine çok dikkatli karar vermelisiniz. Doğru zamanda aktif olmayan kampanya hedefini şaşırabilir ve istenilen sonuçlara ulaşmayabilir. Aynı anda benzer bir kampanya olabilir, dolayısı ile hedef kitlenin algısında da bölünme yaşanabilir.

Süre[ SÜRE ]

Ulaşılacak hedef kitle ve sunulacak içerik ile doğru orantılı olarak kampanyanın kabul edilebilir süresinin de çok iyi hesaplanmasında fayda vardır. Gereğinden fazla uzun yada kısa olan süreçler, yine istenilen sonuçlara ulaşmada sorun yaratabilir.

 

Hedef[ HEDEF ]

Geliştirilen kampanya modelinin gerçekten hedef kitle ile uyum sağlayıp sağlamadığı kesinlikle önceden çok iyi analiz edilmelidir. Örneğin, bayanların yoğun olduğu bir mecrada herhalde erkek pantolonu satmaya kalkışmak  pek iyi bir fikir olmaz. Yada organik gıda severlerin bulunduğu bir grupta, organik olmayan bir ürünün tanıtımını yapmak yanlış olabilir.

İnanç[ KÜLTÜR ]

Eskiden olduğu gibi günümüzde de insanların farklı arayışları doğrultusunda farklı inanç anlayışları vardır. X bir kampanya modelinde, yine  en çok dikkat edilmesi gereken konuların başında gelir bu durum. A şehrinde uygulanmış bir modeli B şehrinde aynen uygulamak doğru olmaz. Kültürel farklılıklar nedeni ile; ister yerel ister global olsun, her kampanya uygulanacak lokasyona göre yeniden düşünülmeli yada revize edilerek uygun hale getirilmelidir.

Odaklanma[ ODAKLANMA ]

Kampanya eğer organik gıdalar üzerine ise, bu odağın dışına çıkmamak gerekir. Verilecek mesaj yalın ve net olmalıdır. Birden fazla anlam ve mesaj yüklenmiş kampanyalar, algıyı dağıtarak istenilen sonuçlara ulaşmada ciddi sıkıntı yaratabilir.

Ölçülebilir[ ÖLÇÜLEBİLİR ]

Kampanyanın başarılı olmasında en önemli etkenlerin başında, ölçülebilir olması gelir. “Ölçmek bilmek, bilmek ise yönetmektir” sözü, aslında bu konuyu çok iyi anlatmaktadır. Kampanya sonuç verilerini analiz edip değerlendirmek gerekir ki nerede eksik yada fazla varsa bunlar tespit edilerek bir sonraki kampanyanın hedeflerine ulaşması mümkün olur. Yoksa; kampanyayı yaptım mı? Yaptım, demek son derece yanlıştır.

İçerik[ İÇERİK ]

Kampanya içeriğinin son derece doğru ve sağlam olması gerekir. Verilmesi gereken mesaj ve ulaşılması gereken hedef ile örtüşmeyen içerikler her zaman için başarısızlık getirir.

 

Basit[ BASİT ]

Neredeyse , her yerde YARATICILIK konusunda sayısız yazılar çıkmakta ve eğitimler verilmektedir. Elbette yaratıcılık çok önemli ama öyle durumlar oluyor ki bazı yaratıcılıklar karmaşık hale gelmeye başlıyor. Doğal olarak hedef kitlenin kucağına konan kampanyayı da algılaması zorlaşıyor. Sanırım hiç kimsenin alışveriş esnasında matematik problemi çözmesine pek gerek yok.  Mesaj, ne kadar net olursa başarı o kadar kolay olur. Bu konuya şu açıdan da bakmak lazım; tüketici 1 gün ve/veya 1 hafta içerisinde o kadar çok reklama maruz kalıyor ki artık ne yapacağını şaşırmış durumda.


Mesaj[ MESAJ ]

Buradaki mesaj kavramı doğrudan, sizin ne kadar zamanda geri dönüş (ROI-Return Of Investment) beklediğiniz ile doğru orantılı. Anlık sonuçlar ve farkındalıklar bekliyorsanız eğer, mesajını kısa olmalı ve uygulanacağı mecrada TWITTER olmalıdır. Eğer daha uzun süreli olacak ise FACEBBOK ve diğer SM mecraları ile entegre bir yapıda planlanmalıdır. Buradan şu sonucu çıkarmak lazım. Kampanya ve ilgili mesajları, kesinlikle her mecra için farklı düşünülmeli ve tasarlanmalıdır. Çünkü, meşhur Sosyal Medya mecraları her ne kadar özellikleri ile bugün birbirine yaklaşıyor olasa da, çıkış noktaları farklıdır. Aynı zamanda üyelerde değişkenlikler göstermektedir.

Etkileyici[ ETKİLEYİCİ ]

Duygulara dokunmak: Planlanan kampanya, mutlaka marka ve hedef kitle arasında bir duygu bağlantısı sağlayacak şekilde düşünülmelidir. Bu bağlantıyı doğru şekilde tasarlanmış bir kampanyanın başarısı ve etkisi çok daha uzun süreli olur. Daha da önemlisi, hitap ettiğiniz kitleyi anladığınızı gösterir ki tüketicilerin günümüzde beklentileri de budur zaten. Bunun olmaması durumunda, bir sonraki kampanyanız için tüketicinizin İlgisini kaybetmiş olabilirsiniz.

Verimli[ VERİMLİ ]

Ticari kapsamda yapılan tüm kampanyaların, doğal olarak maddi anlamda bir getirisinin olması gerekir. Yapılan kampanya Facebook’taki sayfanızın beğeni sayısını arttırabilir ancak satışları arttırmıyorsa bu başarısız bir kampanyadır. Aynı şekilde; beğeni sayısı örneğin 10,000 olsun. Hemen akabinde kampanyanızı yayınlıyorsunuz ama en fazla 10 kişi beğeniyor ve diyelim ki bu 10 kişiden 3’ü satınalma yapıyor. Bu da başarısız bir kampanya uygulamasıdır.

Elbette bu konular hiçbir şekilde buradaki kadar basit değil. Burada sadece kilit olarak dikkat edilmesi gereken bazı başlıklar özetlenmiştir. Bunun gibi nice konular olup, konspetlerine göre ciddi detaylar barındırmaktadır. Dolayısı ile gri alanlarda gezmek yerine daha net çalışmalar yaparak doğru sonuçlara ulaşmakta fayda vardır.

Başarısızlığın, yeteri kadar ön analizlerin yapılmamasından kaynaklı olarak ortaya çıktığını unutmayınız…

TURİZM SEKTÖRÜ VE SOSYAL MEDYA | NEREDESİNİZ?

Ülkemizde Turizm sektörü bir zamanlar bacasız sanayi olarak tanımlanır ve ülkenin en önemli tanıtım ve gelir kaynaklarından gösterilirdi ki bu doğruydu. Çünkü, bir ülkenin global dünyada tanınmasında Turizm gerçekten büyük önem arz ediyor. Özellikle son yıllarda ülkemizde hayata geçirilen Turizm yatırımları sonucunda ciddi ilerlemeler kaydedildi. Ülkemizin bulunduğu konum ve sahip olduğu özelliklere bakıldığında bu alanda çok daha fazla yatırımın yapılması gerçeği kaçınılmazdır. Ancak, Turizm sektörü öyle bir sektör ki iyi yaptığınızda güzel ancak küçük eksiklik ya da hatada ise son derece negatif etkileri olan bir sektördür. Eskiden belki çok önemli değildi ancak teknoloji ve sosyal medyanın yükselişi ile birlikte artık her türlü iyi ya da kötü referans anında yüzbinlerce kişiye ulaşabiliyor. İşte tam bu noktada, Turizm sektöründe yer alan her kurum için Sosyal Medya çok daha önemli bir noktaya geliyor.

OtellerTurizm sektöründe yer alan kurumlar kısa bir süre öncesine kadar sosyal Medya’nın etkileri konusunda çok fazla bilgi sahibi değildi. Aslına bakılırsa durum halen böyle denilebilir. Çünkü, Sosyal Medya mecralarında birkaç hesap açarak bu kanallardan belli mesajları yayınlamak ne yazık ki yetersiz. Ciddi anlamda kurumsal bir strateji geliştirilmeli ve doğrultuda çaba gösterilmelidir. Özellikle yurtdışı kanallara bakıldığında, bazı oteller bunun farkına vardı ve bu doğrultuda özel çalışmalar başlattılar.

Örnek:

Lüks oteller zinciri Four Seasons Ocak 2012’de internet sitesini yeniledi. Sitenin yeni yapısında TripAdvisor, Facebook ve Twitterda Four Seasons otelleri hakkında yapılan yorumlara son derece görünür bir şekilde yer verilirken, kullanıcılar linklere tıklayarak site dışındaki bu içeriklere anında ulaşabiliyor. (Lüks markaların internet sitelerinde nadir görülen bir uygulama)

Kaynak: TRANSPARENCY TRIUMPH | “ŞEFFAFLIĞIN ZAFERİ”

“Tatil” demek, genel anlamı itibari ile yorgun geçen bir dönem sonrasında insanların dinlenme ihtiyacının karşılanması olarak tanımlanabilir. Ancak; insanlar temelde dinlenmek istese de, bunun yanında kaliteli yeme-içme, eğlenme ve farklı aktiviteleri de aynı anda isteyebiliyor. Görüldüğü üzere farklı ülkelerden gelen insanların farklı seçenekleri ile birleştiğinde, ortaya ciddi anlamda kontrol edilmesi gereken bir veri büyüklüğü ortaya çıkıyor. Nereden geldi, otele nasıl ulaştı, nereden referans aldı gibi bilgilerin edinilmesi artık internet ortamındaki Sosyal Medya mecraları üzerinden yapılmaya başlandı. Bunları kaliteli takibi ve sonrasında fayda çevrilerek sürdürülebilir başarının sağlanması, yukarıda da değindiğimiz üzere iyi bir SM Stratejisi ve S-CRM takibi ile mümkün olabilir.

Peki; bu durumda ne yapılmalı ve oteller nelere dikkate etmeli?

Öncelikle durum analizi yapalım ve aktif seyahat edenlerin davranış şekillerine yönelik aşağıdaki birkaç veriyi görelim:

Turizm Sektörü

  • Otel arayanların % 22’si mobil cihazlar üzerinden bu aramaları (Yer, yorum, rezervasyon…) yapıyor.
  • Seyahat edenlerin % 81’i yorum bırakıyor. (Bunun % 47’si erkek ve % 53’ü ise kadın.)
  • % 45’i 35 -49 yaş aralığında / % 30’u 25 -34 yaş aralığında / % 22’si 54 – 64 yaş aralığında.
  • % 12’si seyahat ile ilgili mobil uygulamayı internetten indiriyor.
  • Seyahat edenlerin % 47’si mobil cihaza sahip.
  • Akıllı telefon sahibi olanların %75’i, havaalanlarındaki Wi-Fi bağlantıları kullanıyor.

Hedefler ve Sonuçlar

  • Sosyal Medya’da olumlu ve olumsuz tüm yorumlar çok dikkatli takip edilmeli.
  • Sadece izlemek yetmiyor, etkileşime geçmeli ve karşılaşılan sorunlar sıcak temas ile çözülmeli.
  • Web sayfası ve Sosyal Medya mecralarında, ilgi gören ve paylaşma isteği uyandıran içerikler üretilmeli.
  • Olumlu yorumlar kadar olumsuz yorumlarda mutlaka yayınlanmalı.
  • Etkileşimler çok hızlı ve sonuca yönelik olmalı.
  • Proaktif olmalı, daha sorunlar oluşmadan tedbir alınmalı.
  • Tüm mecralarda aynı değil, konsepte uygun farklı içerikler üretilmeli ve yayınlanmalı.
  • Web sayfası ve Sosyal Medya’da yer alınan mecralardaki görsellik önemli. İlgici çekici tasarımlar oluşturulmalı, gelişen konulara göre zaman zaman mutlaka değiştirilmelidir.
  • Durağan içeriklerin yanında, hareketli içerikler tasarlanmalı ve kullanılmalı.
  • Görsellikler, mutlaka videolar ve benzeri materyaller ile desteklenmelidir.
  • Web sayfanızın dışında, mutlaka mobil sayfa uygulamalarınız olmalı ve içerikleri buna göre geliştirilmelidir.
  • İlginç yarışmalar düzenlenmeli, katılımcıların yorumları yanında sonraki uygulamalar için görüşleri alınarak katılımcı olmaları sağlanmalıdır.

Evet; Sosyal Medya’da yer almanın bir zorunluluk değil ihtiyaç olduğunun bilincinde olmalıyız. Bu ihtiyaçların fayda dönüşebilmesi içinde, Sosyal Medya stratejilerinin kısa dönemli değil uzun dönemli olması gerektiğini de asla unutmamalıyız. Sürekli ilgiyi üzerinizde tutabilmek için, geliştirilen strateji dahilinde ki etkinliklerin sürekli olması kaçınılmaz bir gerçektir.

Kaynak: Onbile | Olery | Mydestination

PERAKENDE’DE E-TİCARET DEVRİMİ

E-ticaret aynen e-gurularının 15 yıl önce öngördüğü gibi, şu anda en sıcak günlerini yaşıyor. Tüketici harcamalarının giderek internete kaydığı gelişmiş piyasalarda olsun, hızlı kentleşmenin yaşandığı ve artan (mobil) internet kullanımının günlük hayata nüfuz ederek yepyeni alışveriş alışkanlıkları yaratmakta olduğu gelişmekte olan piyasalarda olsun, tüketiciler alışverişi her geçen gün daha ‘sanallaştırmakta’.

Birkaç zorunlu istatistik:

  • e-TicaretAmerika’da 2016 itibariyle e-ticaret satışlarının %62 büyümeyle 327 milyar USD’a ulaşması bekleniyor (Kaynak: Forrester, Şubat 2012).
  • Avrupa’da 2016 itibariyle e-ticaret satışlarının %78 büyümeyle 230 milyar USD’a ulaşması bekleniyor (Kaynak: Forrester 2012, Şubat 2012).
  • Brezilya’da e-ticaret satışlarının 2012’de %21.9 büyüyerek 18.7 milyar USD’a ulaşması bekleniyor (Kaynak: eMarketer, Ocak 2012).
  • Çin’de e-ticaret satışları 2011 yılında bir önceki yıla kıyasla %66’’lık bir artış ile 780 milyar CNY (124 milyar USD) olarak gerçekleşti. Şu anda toplam tüketimin sadece %3’ü e-ticaret üzerinden gerçekleşirken, bu oranın 2015 yılı itibariyle artarak %7’ye ulaşması bekleniyor (Kaynak: IDC; Mart 2012).
  • Hindistan’ın 2011’de 600 milyon USD olan e-ticaret satışlarının 2020 yılı itibariyle 70 milyar USD’a ulaşması bekleniyor (Kaynak: Technopak Advisors, Şubat 2012).
  • Endenozya’nın 2010’da 650 milyon USD olan e-ticaret satışlarının 2015 yılı itibari ile 650 milyon USD’a ulaşması bekleniyor (Kaynak: Frost & Sullivan, Şubat 2012).

Aslında günümüz tüketicilerinin şu an yaşamakta olduğu ‘online’ tecrübe, internet şirketlerinin ilk patlama yaptığı (dotcom boom) yıllardan oldukça farklı: e-ticaret artık sadece seçenek, fiyat, kolaylık, ürün değerlendirme ve puanlarından ibaret bir ticaret türü değil, ancak aynı zamanda tüketicinin yaptığı tümalışverişlerin ardında yatan statü, doğru ürün ve zevkli deneyim taleplerinin de karşılandığı bir süreç olarak algılanmakta.

Şimdi e-ticareti değişime uğratan ve bunun sonucunda alışveriş alışkanlıklarını yeniden şekillendiren en son yenilikleri öğrenme ve bunlardan faydalanma vakti: Aralarında hem on hem de offline yenilikler var.

Bu noktada karşımıza dört ana başlık çıkıyor:

E IS FOR EVERYWHERE

(M)ETAIL

E(ASY)-COMMERCE

 

OH WHAT A WONDERFUL WEB

Kaynak: TrendWatching

İNTERNET GİRİŞİMCİLİĞİ VE E-TİCARET DURUM RAPORU (T.C – KALKINMA BAKANLIĞI RAPORU)

Kısa bir süre önce Türkiye Cumhuriyeti Kalkınma Bakanlığı aracılığı ile bir rapor yayınlandı. Bu rapor, hem Türkiye’deki bazı verileri içeriyor hem de Dünya ile arasındaki karşılaştırmayı veriyor. Rapor 163 sayfadan oluştuğu için, sizlere bir fikir vermesi ve farkındalık yaratması açısından bazı öne çıkan başlıklar aşağıda özetlenmiştir. Sizlere tavsiyemiz, buradan raporun tamamını temin ederek tüm detayları ile incelemenizdir.

Rapordan da anlaşılacağı üzere, internet ve internet girişimciliğinin etkisi giderek artacaktır. Ancak bu yolda atılacak adımların önünde bazı engeller vardır. Bu engellerin sağlıklı geçilebilmesi ve sürdürülebilir iş sonuçlarının ortaya konabilmesi, küresel gelişim ve değişimleri yakından izlemek, analiz etmek ve yol haritasını buna göre belirlemekten geçiyor.

Rapor Özeti:

Girişimcilik birçok farklı şekilde tanımlanabilmektedir. 20. yüzyılın en etkili ekonomistlerinden biri olan Joseph Schumpeter, 1934 yılında girişimcileri pazarda girişimci değişimlere yol açan yenilikçiler olarak tanımlamıştır. Schumpeter, bir değişikliğin girişimci olarak nitelenebilmesi için 5 özellikten birine sahip olması gerektiğini öne sürmüştür.

  1. Bu 5 özellik söyle sıralanabilir:
  2. Yeni veya geliştirilmiş bir ürünün pazara getirilmesi,
  3. Yeni bir üretim metodunun gelişmesi,
  4. Yeni bir pazar oluşturulması,
  5. Yeni bir girdinin ekonomiye kazandırılması,
  6. İş yönetimi süreçlerinde organizasyon veya yapı değişikliği

“……………………internet girişimciliği “risk alarak, yaratıcı ve/ya da yenilikçi çözümler geliştiren ve bunları iyi yönetimle birleştiren yeni ya da mevcut kuruluşların asıl is alanları dışında, internetsiz var olamayacak şekillerde ekonomik aktivite veya sosyal fayda yaratma ya da geliştirmeleri” olarak tanımlanmaktadır.”

Öne Çıkan Başlıklar:

  • İnternet, girişimciliği besleyen bir ortam hazırlar.
  • İnternet, perakende örneğinde geleneksel mağazaya göre işletme giderlerini azaltması dolayısıyla düşük maliyetli bir is modeli imkanı verir.
  • Ekonomik katkı / İstihdam katkısı / Sosyal katkı
  • Türkiye’de en çok trafik alan sitelerden sadece küçük bir kısmı Türk internet girişimleridir ve e-Ticaret alanında yoğunlaşmışlardır.Girişim evrelerine göre uygun finanman kaynakları
  • Daha çok internet teknolojisi kullanan KOBİ’ler daha hızlı büyümekte ve daha fazla ihracat yapmaktadır.
  • İnternet girişimciliği Dünya’da ciddi istihdam yaratan şirketlerin oluşmasını sağlamıştır.
  • İnternet girişimciliği doğrudan işe alım ile istihdam yaratmaktadır.
  • İnternet girişimlerinin artmasına paralel olarak seyahat acentası istihdamında ciddi azalma meydana gelmiştir.
  • Kar amacı gütmeyen bilgi paylaşımı sağlamaktadır.
  • Vatandaşların yönetime katılma ve daha kolay fikirlerini paylaşma/beyan etmesini sağlamıştır.
  • Türkiye’de internet girişimciliği son kullanıcıya yönelik e-Ticaret ve forum gibi alanlarda başarılıdır.İnternet ve İnternet Girişimciliğinin Yarattığı Faydalar
  • Türkiye yeni şirketlerin finansmanını sağlama endeksinde karşılaştırılan ülkelerin hayli gerisindedir.
  • Türkiye’de melek yatırımcılık uluslararası örneklere göre çok düşüktür.
  • Kuluçka organizasyonları Türkiye’de 4 koldan gelişmektedir.
  • Türkiye hisse senedi pazarı benzer ülkelere göre hem büyüklük hem de GSYIH penetrasyonu açısından geride kalmıştır.
  • Türkiye’de girişimcilik yetkinliğini arttırma imkanları küresel örnekler ile karşılaştırıldığında daha az gözükmektedir.
  • Türkiye’de bilgisayar ve mühendislik gençlerin rağbet ettiği meslek kollarıdır.
  • Türkiye’de girişimcilikten başarısızlık korkusu düşüktür, fakat yetkinlik ve fırsatların varlığına güven eksiktir.
  • KOBİ’ler Türkiye’deki işletmeler içerisinde gelir ve istihdamda büyük bir ağırlığa sahiptirler.
  • Küresel e-ticaret hacmi son 4 yılda ortalama 16% artış göstermiştir.
  • e-Ticaret AB ülkelerinde % 15 (ciro içinde) büyüklüğe ulaşmıştır.
  • e-Ticaret kargo sektöründe büyümeye neden olmuştur.
  • Dünyada işletmeden tüketiciye (B2C) e-ticaret tüm sektörlerde hızla artmaktadır.
  • Türkiye’nin işletmeden tüketiciye (B2C) e-ticaret hacmi diğer ülkelerle kıyaslandığında gelişme potansiyeli yüksektir.
  • İşletmeden tüketiciye e-Ticaret yerli markaların oluşmasını sağlamıştır.
  • Türkiye’deki internet kullanıcıları, Avrupa’dakilere kıyasla oldukça aktif ve gençtir.

Türkiye İnternet Kullanıcı Sayısı

  • Türk kullanıcıları haberleri yoğunlukla internetten takip etmeyi tercih etmektedir.
  • Türkiye’de ise ağırlıklı olarak kredi kartı ve kapıda ödeme yöntemleri kullanılmaktadır.
  • İnternetten alışverişte yaşanan sorunlar daha çok kargo sürecinde yaşanmaktadır.
  • Kargo, Türkiye’de diğer ülkelere göre pahalıdır.
  • Küresel işletmeler arası (B2B) e-ticaret dünya ekonomik büyümesinden hızlı büyümüştür.
  • Çoğu Türk e-Ticaret siteleri yurtdışına hizmet verememektedir.

Yurtdışı

Kaynak: Buradan…

 

MADE BETTER IN CHINA TRENDİ (MADE BETTER IN TURKEY TRENDİ NEDEN OLMASIN?)

MADE BETTER IN CHINA Trendinin tanımı:

Çin’in derin ve kalıcı bir yenilikçilik ve yaratıcılık kültürü geliştirebilmesinin önünde hâlâ birçok potansiyel engel var (Devletçi ekonomi! Politika! Nüfus! Çevre! Fikri Mülkiyet Hakları!).

Ancak, tüm bu engellere rağmen, artan sayıda Çin markası, halihazırda bir yandan her geçen gün büyümekte olan sofistike bir iç pazarın taleplerini karşılarken, diğer yandan son derece güçlü global rakipleriyle rekabet ediyor ve hatta onları kendi oyunlarında yeniyor. Çin’in gelecekte bir gün zincirlerinden tamamen kurtulduğunda neler başarabileceğini varın siz düşünün.

Trendin ortaya çıkmasında ve gelişmesinde etkili olan faktörler:

URBAN BOOM | “KENTSEL PATLAMA”

Hızlı servet kazanma fikrinin cazibesi Çinlileri sürüler halinde kentsel alana çekiyor. Çin’de kentlerde yaşanan inanılmaz tüketim patlamasını anlatan iki istatistik:

  • Kentsel hanelerin sahip olduğu harcanabilir gelirinin 2010 ve 2020 yılları arasında iki katına çıkması bekleniyor (Kaynak: McKinsey, Mart 2012).
  • 2010’da Çin’de 16,000 USD üzerinde yıllık gelire sahip 18 milyon hane vardı. 2020 itibariyle bu rakam, 167 milyon haneye çıkacak. Bu, yaklaşık 400 milyon insan demek. (Kaynak: McKinsey, Mart 2012).

Sonuç: Kaliteli mal ve hizmet talep eden, sofistike kentli Çinlilerden oluşan muazzam bir CITYSUMERS, yani kentsel tüketici sınıfı.

BEST OF THE WEST IN THE EAST | “BATININ EN İYİSİ DOĞUDA”

Bugüne kadar Çinli tüketicilerin kaliteli ürün ve hizmet talebi, (daha ziyade) batılı markalar tarafından karşılandı. Batılı markalar sadece Çinli tüketicilere mal satmak icin değil, aynı zamanda onlara özel muamele göstermek için de uğraşıp didindiler. Bunu, MADE FOR CHINA (ÇİN İÇİN ÖZEL YAPIM) trendinde söz ettiğimiz gibi, Çinli tüketicilere özel ürün ve çeşitler sunarak, ya da ayaklarının altına RED CARPET(KIRMIZI HALI) sermek suretiyle yaptılar.

Çinli tüketicilerin beklentilerini belirleyen batılı markaların bu davranış biçimi, Çinli marka ve girişimcilere deen başarılı batılı muadilleri tarafından belirlenen kalite standardını tutturmak ya da aşmak gerektiğini unutmadan öne çıkmak için ilham ve güven verdi.

GLOBAL BRAIN | “GLOBAL ZEK”

Çin’in internette kurduğu Çin Seddi benzeri güvenlik duvarının işlevi ortada, ancak yine de Çin ağa bağlı durumda. 513 milyonun üzerinde internet kullanıcısı ile (245 milyon online Amerikalıya kıyasla), Çinli girişimci ve tüketiciler kesinlikle GLOBAL BRAIN bir parçası durumunda: yani, evrensel tüketici kültürü ve yaratıcılığından çılgınca besleniyor (ve kendileri de katkıda bulunuyorlar).

Kaynak: www.worldinternetstats.com, Aralık 2011

Etrafta yüksek kalite, yenilikçi Çinli* ürün ve hizmet markalarına rastlamanın her zamankinden daha kolay olmasına şaşmamak gerek. Bunlar hiçbir şey değil. Eğer Çinli yaratıcılığı bir gün gerçekten zincirlerinden kurtulursa, asıl işte o zaman her şey daha yeni başlıyor olacak. MADE FOR CHINA trendinin yerini MADE BETTER IN CHINA (KALİTELİ ÇİN MALI) trendine bırakmasıyla hiper rekabet yeni bir tanıma ihtiyaç duyabilir. Simdi sıra örneklerde…

* Bu Trend Briefingde, Çinli dediğimiz zaman, Çin Halk Cumhuriyeti topraklarında yaşayan Çinlileri kastediyoruz. Bu doğrultuda Hong Kong ve Taiwan’dan ya da Amerikalı Çinli girişimcilerin sergilediği çok sayıda harika örneği kapsam dışı bıraktık.

China Unicom Aralık 2011’de 1.5GHz işlemci, 4 inç ekran ve 8 megapiksel kameraya sahip MI-ONE modelini piyasaya çıkardı. Tüketicilerin artan makul fiyatlı akıllı telefon talebini karşılamaya yönelik olarak tasarlanan MI-ONE’ın satış fiyatı 1,999 CNY.

Çin devletine ait JAC Motors 2011 sonunda dünyanın dördüncü büyük otomotiv piyasası Brezilya’da 500 milyon USD’lik yatırım

yaptığını duyurdu. Şirketin ilk yurtdışı fabrikasının senede 100,000 adet otomobil üretmesi bekleniyor.

Kaynak: Trendwatching