Yazılar

Facebook Etkileşimlerine Neler Oluıyor ?

2013 sonlarına doğru bildiğiniz üzere Facebook organik erişim değerlerinde kritik düşüşler olmaya başladı. Bunun en büyük nedeni ise Facebook’un reklam ve algoritma yapısında değişikliklere gitmesi. Ogilvy’nin yapmış bir araştırma sonucuna göre mevcut beğeni sayısına göre etkileşim sayıları % 6.5, hatta % 2’lere kadar düşmüş durumda.

FB-01

Raporun Tamamı: Ogilvy

Örnek verecek olursak, 100.000 beğeni sayısı olan bir sayfadaki paylaşımın organik olarak görülme/etkileşim sayısı 6000 – 2000 kişi civarında. Bu, gerçekten son derece önemli bir düşüş. Artık görülüyor ki sadece standart paylaşım ve/veya paralı reklamlar ile bu etkileşim sayılarının eski günlerine dönmesi pek mümkün değil.

Artık markaların beğeni sayısını arttırmanın yanında etkileşim sayılarını arttırmak için de çok daha farklı ve etkin yöntemler bulup uygulamak zorunda.

Peki; Facebook etkileşimlerini arttırmak için neler yapılabilir?

Bu sorunun cevabı için aşağıdaki tablolara bakmakta fayda var:

FB-02

FB-03

Raporun Tamamı: Quintly

Quintly’nin yapmış olduğu çalışmaya göre Facebook’ta mevcut paylaşımlar içerisinde görsel paylaşımların etkisi önemli ölçüde artmış durumda. Facebook’ta yapılan paylaşımların yüzde 54′ünü fotoğraf oluşturuyor. Yüzde 30′u link, yüzde 11′i ise yazılı paylaşımlardan geliyor. Link paylaşımlarında da görsellerin ne kadar önemli olduğunu ortada. Dolayısı ile paylaşımlarınızın artık sadece içerik özgünlüğünün yanında görsellerinde özgünlüğünün ve kalitesinin kesinlikle rakiplerinizden çok daha iyi olması gerekiyor.

SİYASET VE SOSYAL MEDYA | GİZLİ GÜÇ

Özellikle internetin gelişimi ile birlikte ortaya çıkan Sosyal Medya kavramı, artık siyasi hayata da yön vermeye başladı. Kaldı ki son ABD seçimlerinde de yaşananlar bunun en açık kanıtı sayılır. Ancak, her iki tarafı son derece hassas ve keskin bir bıçak gibi olan bu iletişim modeli nasıl doğru bir şekilde kullanılabilir siyasiler tarafından? Özel sektör kullanımında olduğu gibi, kesinlikle son derece dikkatli planlanmış bir Sosyal Medya stratejisine ihtiyaç vardır. Ancak, öncelikli olarak aşağıdaki konularda hemfikir olunması gerekiyor:

ŞeffaflıkŞeffaflık

Sosyal Medya unutmaz… Dolayısı ile paylaştığınız bilgilerin doğru olması gerekiyor. Hatalı bir paylaşıma tepki daha siz ayağa kalkamadan milyonlara ulaşabilir. Sonuçları ise onarılamaz bir hal alabilir.

Samimiyet

Samimi ve içten bir yaklaşım, kalplere doğru şekilde dokunan paylaşım stratejisi her zaman gönülleri fetheder.

Özgünlük

Her zaman her yerde israrla anlatıyoruz: İçerikler özgün olmak zorunda. Siyasi arenada da olsa vermek istediğiniz mesajlara ait oluşturulmuş özgün içerikler her zaman seçmeni daha doğru şekilde kucaklar. Kimseyi kesinlikle taklit etmeyiniz.

Çift taraflı iletişim

İletişim, çift taraflıdır. Paylaşımlarda bulunurken seçmenlerden gelen bilgileri mutlaka okuyun/dinleyin ve olabildiğince cevap vermeye çalışın. Bu, seçmene değer verdiğinizin bir kanıtıdır.

Bir sonraki adım, merkezi bir seçim yönetim merkezi ve kampanyası oluşturmak olmalıdır. Bu önemli; eğer herkes kafasına göre paylaşım ve yönetim yapmaya kalkarsa, çatlak sesler ortaya çıkar ve başarı gelmeyeceği gibi olası başarıya engel olabilir. “Burada, Sosyal Medyanın ışık hızında olduğunu tekrar hatırlatmakta fayda var.”

Peki, ya sonra?

Siyasi Marka

Eğer adınız yeterince bilinmiyorsa, Sosyal Medya’nın nimetlerinden faydalanarak daha düşük bütçeler ile kendinizi çok daha geniş kitlelere duyurabilir ve marka bilinirliğinizi arttırabilirsiniz. Kısacası burası tam size göre…

SeçmenSiyasilider.com / Blog

Kendi ad ve soyadınızı taşıyan ve tamamı ile sosyal Medya mecraları ile entegre edilmiş güçlü bir web sitesi olmak zorunda. Burada hem sizin detaylı bilgileriniz olacak hem de diğer tüm etkinlik (MeetUP ve benzeri uygulamalar entegre edilmeli)  bilgilerini içerecek. Seçmenler üye olabilecek, takip edecek ve yorumlarını bırakabilecekler. Elbette, yorumlara ve fikirlere zaman zaman geri dönüşler yapmak son derece önemli. Tüm bunlar temsil ettiğiniz partinizin web sitesi ve kuralları ile birlikte belli bir ahenk içerisinde işlemeli.

Entegre Sosyal Medya

Kampanyanın başarılı olabilmesi için birden fazla sosyal Medya mecrasında yer almak daha doğru olur. Çünkü seçmenler farklı özellikleri nedeni ile farklı mecralarda bulunuyor olacaklardır. Dolayısı ile Twitter’da olup ta diğer mecralarda olmamak son derece hatalı olur. Yer almanın yanında bu kanallar dikkatli ve özenli bir şekilde dinlenmeli ve seçmenlerin neler konuştuğu ve beklentilerinin neler olduğu sürekli analiz edilmelidir.

Bağışlar

Eğer mevcut yasalar izin veriyorsa siyasi kampanyaya bağış alabiliyor olmak önemli. Çünkü, siyasi arenada bu tür tanıtımların ne kadar maliyetli olduğu açık bir şekilde ortada. Dolayısı ile web sayfası, blog ve benzeri mecralar için bu konuda uygulama geliştirilmeli ve yer almalı.

Kampanya Teknikleri

Sosyal Medya’nın gücü henüz tam olarak anlaşılamadı ancak ilerleyen süreçte siyasi hayatı daha fazla etkilemesi ise kaçınılmaz bir durum. Dolayısı ile bizlerin normalde ticari hayatta kullandığımız gerilla ve viral tekniklerin, bu alanda da kullanılması konusunda hiçbir engel yok. Kaldı ki kısa zamanda hem çok daha büyük hem de daha kalıcı etki yaratabilir rahatlıkla.

Süreklilik

Eğer bu çalışmaları hemen seçim öncesindeki dönemde başlayıp sonrasında kapatırsanız bir faydası olmaz. Daha farklı bir ifade ile sadece seçim dönemlerinde değil, hayatın tüm dönemlerinde bu stratejilerin her daim uygulanıyor olması gerekmektedir. Bu, süreklilik ve sürdürülebilir başarıyı getirir.

Geleneksel Medya

Geleneksel Medya ile Sosyal Medya konseptleri arasında mutlak bir bağlantı olmalıdır. Geleneksel Medya araçlarında yer alındığı dönemlerde mutlaka Sosyal Medya çalışmalarınızdan bahsederek geniş bir network ve etki alanı oluşturmalısınız.

Sosyal Medya ve Bürokrasi

Bürokrasinin kendine has özellikleri var, dolayısı ile son derece kuralcı ve yavaştır. Sosyal Medya’nın hızına yetişemeyeceği için iki kavramı birbirine karıştırmadan çalışmalısınız.

Anlamak

Sosyal Medya’yı doğru kullanabilmek çok iyi anlamanız gerekiyor. Kullandığınız hesapların geçerli ve doğrulanmış olması önemli. Sahte hesaplara karşı ekibinizin sürekli tetikte olması gerekir.

KrizKriz

Sosyal Medya’nın ışık hızında olduğunu tekrar hatırlatarak, olası yaşanacak krizlerde nasıl tepki verilebileceğine yönelik protokollerinin oluşturulması gerekmektedir. Sürekli raporları isteyerek değerlendirme yapın gidişat hakkında.

 Sosyal Medya’nın günümüzde siyasi liderler ve hükümetler üzerinde de ciddi bir baskı unsuru olmaya başladığını görmezden gelmek son derece hatalı bir yaklaşım olur.”

SOSYAL MEDYA’DA NELER PAYLAŞIYORUZ?

2012 yılı, Dijital teknolojiler ve Sosyal Medya açısından oldukça hızlı ve verimli geçti diyebiliriz. Yapılan araştırma sonuçlarına bakıldığında 2013 ve sonraki yıllarda da son derece dinamik gelişmeler olacak ve pek çok sektör sosyal medyada yer almaya başlayacak. Zaten var olanlar ise daha etkin roller üstlenmeye başlayacak. Sosyal Medya’da “neler paylaşılıyor” diye SocialBakers bir araştırma yapıyor. İşte bu araştırmanın özet sonuçlarını aşağıda sizler için, kendi yorum ve öngörülerimiz ile birlikte kısaca özetliyoruz:

Milyonlarca facebook profilinin detaylı incelenmesi sonucunda, markaların en çok görsel paylaşımında bulundukları ortaya çıkıyor. Görsel paylaşım oranın % 70 ile oldukça yüksek olduğu görülüyor. Sonuç itibari ile bakıldığında her zaman için görsellerin daha akılda kalıcı ve karşı tarafa mesajı daha hızlı/etkin ilettiği çıkan bu oran ile de kanıtlanmış oluyor. İnsanların bu zamanda daha az okuduğunu ama daha fazla izlemeyi tercih ettiğini zaten rahatlıkla görebiliyoruz. Hemen arkasından % 14 ile link paylaşımı, % 10 ile durum güncellemeleri ve % 6 ile video paylaşımı sıralanıyor. Ağutos 2012’de yapılan bu araştırmadan hemen 1-2 ay sonra ise görsel paylaşım oranının % 77’ye çıkarak, paylaşım türleri içerisinde dominant bir noktaya geldiğini görebiliyoruz.

Görsel paylaşım oranın % 70

Facebook’ta paylaşılan görsellerin ilgi çekme oranlarına bakıldığında % 93 gibi değer ortaya çıkıyor. Buradan, görsellerin viral bir etki yarattığı rahatlıkla anlaşılabilir.

İlgi çekme oranlarına bakıldığında % 93 gibi değer ortaya çıkıyor

Facebook kullanıcılarının “Like/beğen” düğmesine tıklamaları analiz edildiğinde ise aşağıdaki sonuç ortaya çıkıyor: 2009’da 4,5 sayfa, 2010’da 30 sayfa ve 2012’de ise 36.7 sayfaya ulaşılıyor. Görülüyor ki paylaşım ve beğenilerde hiç gerileme olmadan yükseliş devam ediyor.

Sayfa yöneticileri açısından olaya bakıldığında bir önceki paylaşımlarda 5 kat artış söz konusu. Burada en büyük etken, facebook’un promosyonlu paylaşımların rolü büyük.

Bir sayfadaki etkileşim oranlarının hesaplanması son derece önemli. Çünkü, yaptığınız çalışmaların işe yarayıp-yaramadığını bu oran ile görebiliyorsunuz. Paylaşımlarınızın ilgi çekmesi ise üreteceğiniz içeriklerin kalitesi ve ilgi çekiliciği ile orantılıdır. Aşağıdaki örnek tablodan bunu rahatlıkla anlayabilirsiniz.

Bir sayfadaki etkileşim oranlarının hesaplanması son derece önemliAsya ve Brezilya: Facebook’un en çok büyüme kaydettiği bölgeler.

Asya ve Brezilya: Facebook'un en çok büyüme kaydettiği bölgeler.

Facebook’a bağlanma konusunda en büyük gelişim mobil uygulamalarda görülüyor. Haziran 2012 sonunda ortaya çıkan 543 milyon aylık aktif kullanıcı sayısı, hemen 1-2 ay sonra 604 milyona çıkarak % 60,4’lük ciddi bir oranı yakalıyor. 2012’den sonra bulunduğumuz şu 2013 döneminin henüz ilk aylarındaki gelişmelere ve gelen haberlere bakılacak olursa, mobil bağlantılarda bu oranların biraz daha artacağına kesin gözle bakılabilir. Çünkü, akıllı telefon ve tablet pazarında ciddi gelişmeler ve satış rakamları ortaya çıkıyor.

Facebook’ta 14 farklı sektör arasında yapılan araştırmaya göre, FMCG sektörünün ciddi bir etkinliğe sahip olduğu görülüyor. Benzer etkinliğe sahip diğer sektör ise sağlık.

Facebook'ta 14 farklı sektör arasında yapılan araştırmaya göre

Facebook'ta 14 farklı sektör arasında yapılan araştırmaya göre

Markaların facebook üzerinde daha sosyal hale geldikleri son derece net.

Etkileşim oranlarının hesaplanması son derece önemli bir konu ama hesaplanan tek bir oran ile tam bir kanıya varmak doğru değil. Dolayısı ile aşağıda size Facebook + Twitter + Google+ sosyal medya mecraları için etkileşim oranlarının nasıl hesaplandığına dair formülleri veriyoruz:

Etkileşim oranlarının hesaplanması

ROE (Return of Engagement) =  ROI (Return of Investment) olarak adlandırabiliriz.

Kaynak: Socialbakers

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE SOSYAL MEDYANIN HİKAYESİ

Sosyal Medya’nın amacı hep insanlar arasındaki iletişimi kolaylaştırmak yönünde  oldu. Bu alandaki ilk adım ise 1971 yılında İsviçre’de bulunan araştırmacıların kendi aralarında iletişimi sağlamak için gönderdikleri e-posta ile gerçekleşti. Sosyal Medya dünyasına sürekli katılmakta olan yeni uygulamalar sayesinde, insanların birbirleri ile sürekli iletişim ve etkileşim içinde kalmalarını sağlıyor. Artık fiziksel sınırların bir önemi kalmadı.  Dünya’nın her yerinden  ve hatta uzaydan bile insanlar birbirleri ile kolaylıkla iletişime geçebiliyor.

Dolayısı ile Facebook, Twitter, LinkedIn ve benzeri diğer sosyal medya mecralarının arkasındaki konsepte bakıldığında çok yeni bir şey olmadığını rahatlıkla görebilirsiniz. Ancak, günümüzün teknolojisi sayesinde tüm bu uygulamalar daha çekici, daha seksi ve çok daha kolay kullanılabilir hale geliyor.

Peki, internet nereye gidiyor?

Aslında bu sorunun cevabını hepimiz gayet iyi biliyoruz. Son hızla büyüyor ve yeni teknolojiler sayesinde daha kolay yaygınlaşıyor. Ancak, internetin nereye gittiğini daha rahat algılayabilmek için CopyBlogger‘ın son derece güzel hazırlamış olduğu aşağıdaki tarihsel bilgileri incelemenizde büyük fayda var:

1971

İsviçre’de bulunan araştırmacıların kendi aralında iletişimi sağlamak için gönderdikleri e-posta ile gerçekleşti.
1980

Usenet2in ortaya çıkışı; tasarlanan ortak bir pano ile kişiler kendi aralarında her türlü bilgiyi (bilim, müzik, spor ve daha pek çok şey) paylaşabilir hale geldi.

1991

Bu yıl, CERN çalışanları tarafından (Tim Berners) WWW-world Wide Web keşfedildi. Amaç, basit bir şekilde iletişimi kolay hale getirmekti.

1994

Swarthmore Koleji öğrencisi olan Justin Hall ilk kişisel blog sayfasını yayımladı, dolayısı ile BLOG konseptininde başlangıcı oldu. Bu konsept sosyal Medya’nın da öncüsü oldu diyebiliriz.

1995

Classmates.com ortaya çıktı. Amaç, eski sınıf arkadaşlarının bulunması, grupların kurulması ve iletişim halinde kalmaktı.

1996

ASK.com ortaya çıktı. Bu uygulama ile insanlar sorular sorabiliyor ve cevaplarına ulaşabiliyorlardı.

1997

Bu yıl ise AIM sayesinde insanlar birbirleri ile gerçek zamanlı ve online olarak sohbet etme imkanına kavuştu.

1997

Aynı yıl, ortaya WEBLOG konsepti ortaya atıldı (Jorn Barger)

1998

Bu yılda ise internet üzerinden paylaşılabilen OpenDiary (açık günlük) uygulaması oluştu. Bu sayede, kişiler özel yada gizli bilgilerini birbirleri ile paylaşabilir hale geldi. Kullanıcıların bunu yapabilmesi ise HTML bilgisinede ihtiyacı yoktu. Kullanıcılar yine bu sayede ilk defa birbirlerinin yazdıklarına notlar/Yorumlar ilave edebilir hale geldi.

1999

97-98’den sonraki bu gelişmelerin hemen ardından LiveJournal ve Blogger’ın ortaya çıkması ise daha büyük gelişmelerin ve BLOG’ların yaygınlaşmasına sebep oldu.

2000

Genişbant internet kullanıma hazır hale geldi. Hemen ardından ise Jimmy Wales ve Lary Sanger dünya’nın ilk açık kaynak kodlu ve online kullanılabilir sözlüğünü geliştirdi. Bu küresel bir sözlüktü. İlk yıl 20,000’den fazla bilgi içeriyordu.

2001

Önce MEETUP ortaya çıktı, bu uygulama ile insanlar aralarındaki paylaşımları ve buluşmaları internet üzerinden yapabiliyorlardı. Hemen arkasından StumbleUpons (Üye oylama sistemi) geldi. Bu yıl dünya için ayrı ama çok acı bir önemi vardı; 11 Eylül’de NewYork ikiz kulelere saldırı olmuştu.

2002

Bu yıl FriendSter aktif oldu, kullanıcı sayısı 1 milyon olmuştur. Kullanıcılar kişisel profillerini oluşturabiliyor ve gerçek zamanlı bağlantılar kurabiliyordu.

2003

MySpace ortaya çıktı ve genç jenerasyon içinde daha ilk ayında 1 milyondan fazla kullacıya ulaştı. Yine bu tarihte WORDPRESS hayatımıza girdi.

2004

Diğer bir dönüm noktası olan Facebook ortaya çıktı ve şu an neredeyse 1 milyar kullanıcıya ulaştı.

2004

Flickr hemen ardı sıra geldi, kullanıcılar artık istedikleri imajları birbirleri ile rahatlıkla paylaşabiliyordu.

2005

Ve halen ortalığı kasıp kavuran YOUTUBE hayatımıza girdi ve kullanıcılar yüksek hacimlerde kişisel videolarını paylaşmaya başladı.

2006

140 karakterlik kısıtlı mesaj hakkı ile TWITTER vazgeçilmemiz oldu. Kısa mesajlar yazılabiliyordu ancak çok hızlı ve etkindi. Halen saniyede  4000’den fazla tweet atılıyor.

2006

Spotify geldi, şimdi de kullanıcılar kişisel müzik listelerini  oluşturabiliyor ve paylaşabiliyorlardı.

2007

Gorupon, gerçek zamanlı alışveriş imkanını farklı pazarlama tekniği ile kullanıcıların hizmetine sundu.

2008

Tumblre, blog konseptine yeni bir hava getirdi.  Ana White bir yazı yayımladı ve 1 ay içinde sayfası 3 milyon görüntülemeye ulaştı.

2009

Lokasyon bazlı servislerin şu an ki en önemli oyuncusu Foursquare kuruldu.

2010

Google, BUZZ ile sosyal Medya alanına giriş yaptı ama yeterli ilgiyi ve başarıyı yakalayamadı.

2011

PINTEREST’in hızlı girişi ve yükselişi. İmaj paylaşımı.

2012

Google’ın 2010’daki BUZZ ile başarısızlığın ardından piyasa yeni konsepti olan GOOGLE+ ile muhteşem bir geri dönüş yaptı.

 Kaynak: Copyblogger

SEO

[dropcaps]A[/dropcaps]rtık hiçbir şey eskisi gibi değil. Büyük bir çoğunluk, ihtiyacı olan her şeye internet ortamında ulaşmaya çalışıyor. İnternet ortamı için geliştirilmiş olan ve her geçen gün yetenekleri artan arama motorları (Google, Bing, Yahoo ve Yandex gibi), kullanıcılara zaman kaybettirmeden çok büyük imkanlar sunuyor. Bir kelime yazdığınız anda her tülü detay karşınızda beliriveriyor.

Teknoloji öyle bir hale geldi ki sizin internette olduğunuzu biliyor ve ona göre seçenekler sunuyor. Hatta sesiniz ile “Türkiye’de üretilen 2012 model Temmuz ayına ait araçlar…” gibi bir ifade kullandığınız an karşınıza sonuçlar yine büyük bir hızla çıkıyor.

Arama Motorlarında üst sıralarda çıkmak ve bunun sürekliliğinin sağlanması kaçınılmazdır. Bunun için SEO konseptini ve kurallarını çok iyi bilmeli, doğru uygulamalısınız. WEB Sitenizin tasarımı kadar, içeriğinde yer alan bilgilerin geçerliliği ve güncel olması da büyük önem kazanıyor. Aynı zamanda, Arama Motoru Reklamlarının kullanılması, kurum ve markanızın her zaman üst sıralarda yer almasında önemli rol oynuyor.

[highlight]ÇILGIN PİKSELLER[/highlight] ekibi, Arama Motorlarının nasıl çalıştığını ve neler istediğini çok iyi biliyor. Kurumunuz ve markanız için en iyi kriterleri oluşturuyor, arama motoru reklamları ile entegre ederek, aramalarda her zaman üst sıralarda olmanızı sağlıyor. Sağladığı raporlar ile her türlü detayları takip edebiliyorsunuz.

[button size=”medium” align=”aligncenter” link=”http://www.cilginpikseller.com/basvuru-formu/” linktarget=”_blank” skin=”dark_gray” icon_align=”undefined”]BAŞVUR..[/button]