Pazarlama Yalanları

Nasıl yeni müşteriler buluruz ? , Mevcut müşterileri nasıl elde tutarız ? , Farklılaşmak için neler yapmalıyız ?

90`ların başından itibaren bu soruyu bilinçli olduğu kadar bilinçsizce cevaplamaya çalışan onlarca reklamcı, pazarlamacı, ajans ithal kavramlar ile konuşmaya başladılar. Sonra hepsinin ağzına pelesenk olmuş bir kavram çıktı ortaya :

Bütünleşik Pazarlama İletişimi…

pazarlamayalanlari

Pazarlamacılar için bu sorulara  mükemmel bir cevap olan bu kavram, tüm sorular için anlamlandırılabiliyordu. Temel olarak farklı iletişim kanalları ile tüketiciye aynı mesajı vererek bilinçaltında oluşturulan izlenimlerin satın alma ile sonuçlanmasına dayanan bir yöntemdi. Bu yöntemdeki amaç aynı mesaj ile algı kargaşasından kurtulmaktı. Ve seçilen yöntem tek kelime ya da iki kelime ile markayı akılda kalıcı bir hale sokmaktı.

Uzun bir süre uygulanan “Bütünleşik Pazarlama İletişimi” internetin yavaş yavaş hayatımıza girdiği 95`ler ve hızlanmaya başladığı 2000`li yıllarda hala revaçtaydı.

2004 yılından itibaren internet hızının artmış ve çoğu eve bilgisayarın girmiş olmasıyla BPİ kavramı alışılmışın dışına çıkmayan uygulamaları ile hayatımıza klişe/leşmeyi sokmaya başlamıştı. Hemen sonrasında internet, sosyal medya ve teknoloji üçlüsünün iletişimdeki devrimi ile beraber ;

…Hem kaliteli hem ucuz, bir telefon kadar yakınımızda, diş hekimlerinin tavsiye ettiği, kendimizi şımarttığımız, ev hanımlarının tercihi olan… ve bunlara benzeyen pack shotlar klişelere meydan okuması gereken reklamcılığın yaratıcılığını ortaya koymuş oluyordu.

Burada süreci biraz detaylandırmak gerekirse reklamcılık istisnai işlerin dışında, şekil değiştirip bir klişe zinciri içinde basmakalıp bir hal almaya başlamıştı. Pazarı bölüşen , beylik laflar eden, eskiden taş attıkları binalara CEO olarak geri dönüş yapan bir azınlığın elinden geçmişti/geçiyordu.

y-kuşağı

Sonra birden sosyal medya yeni mecralarıyla oyunu bozdu. Tekelleşen geleneksel medyayı günden güne dövmeye başladı. Kurallar değişmişti hızlı, yaratıcı ve şartların eşit olduğu tarafsız kelimesinin yeniden anlam kazandığı bir mecralar bütünü “Yeni Medya” olarak ortaya çıkmıştı.

Yeni medya ile yaşıt olan Y kuşağı sektöre hem ajans hem de marka tarafında sızmaya başlamıştı. Hal böyle olunca Y kuşağının hiperaktif reklamcıları hızlı bir şekilde çoğalmaya ve çalışmaya başlamışlardı bile..

Bu kuşağın işleriyle, düşünceleriyle istisna oluşturan kısmını ve arada kalan zümreyi (Y kuşağından öncesi) bir kenara ayırmamız gerekir.

İstisna oluşturmayan kısımdan devam edersek, ajans ve markalar tarafında kültürel kodlarını çözememiş, sıra dayağı yememiş, toplu ulaşım araçlarına binmemiş, ekmeğin fiyatından haberi olmayan, çok güzel keman çalan iki aksan İngilizce konuşabilen, ithal görünümlü, teoriyi geçmeyen pratikleri ile yetişmiş gerçek hayatla karşılaştığında duvara çarpmış gibi olan reklamcılar, iletişimciler ve pr`cılar ile dolmuş durumdaydı ve gerçek hayatın onlara sunduğu, 1000 TL + sodekso oluyordu..!

Y kuşağının heyecanlı neferleri örnek olarak başarılı ulusal, global projeler ile donatılmışlardı. Ama klasik pazarlama sürecinin dışında dönüşmüş olan yeni pazarlama disiplinini unutuyorlardı. “Pazarlama, artık yeni ürün ve hizmetler ile önce ihtiyaç doğuran ve sonra bu ihtiyacı karşılayan bir faaliyet alanıydı. (Örn : Aloe Veralı tuvalet kağıdı, facebook oyun kartları) bu durum klasik  pazarlama iletişimi de yürütürken de devam ediyordu. Daha  öncede belirttiğim gibi marka tarafında ve ajans tarafında da yer aldıkları için paralel bir şekilde işler sonuçlanıncaya kadar problemsiz devam ediyordu. Kimsenin anlamadığı deneysel içerikler keşke klişe olsa diyebileceğimiz onlarca içerik onlarca mecradan servis ediliyordu.

Bu iletişim sürecinde başarısız onlarca projede sorunun nerede olduğu aranıyor ve sorun raporlar, analizler ile rakamsallaşarak masada kalıyordu.

Facebook Etkileşimlerine Neler Oluıyor ?

2013 sonlarına doğru bildiğiniz üzere Facebook organik erişim değerlerinde kritik düşüşler olmaya başladı. Bunun en büyük nedeni ise Facebook’un reklam ve algoritma yapısında değişikliklere gitmesi. Ogilvy’nin yapmış bir araştırma sonucuna göre mevcut beğeni sayısına göre etkileşim sayıları % 6.5, hatta % 2’lere kadar düşmüş durumda.

FB-01

Raporun Tamamı: Ogilvy

Örnek verecek olursak, 100.000 beğeni sayısı olan bir sayfadaki paylaşımın organik olarak görülme/etkileşim sayısı 6000 – 2000 kişi civarında. Bu, gerçekten son derece önemli bir düşüş. Artık görülüyor ki sadece standart paylaşım ve/veya paralı reklamlar ile bu etkileşim sayılarının eski günlerine dönmesi pek mümkün değil.

Artık markaların beğeni sayısını arttırmanın yanında etkileşim sayılarını arttırmak için de çok daha farklı ve etkin yöntemler bulup uygulamak zorunda.

Peki; Facebook etkileşimlerini arttırmak için neler yapılabilir?

Bu sorunun cevabı için aşağıdaki tablolara bakmakta fayda var:

FB-02

FB-03

Raporun Tamamı: Quintly

Quintly’nin yapmış olduğu çalışmaya göre Facebook’ta mevcut paylaşımlar içerisinde görsel paylaşımların etkisi önemli ölçüde artmış durumda. Facebook’ta yapılan paylaşımların yüzde 54′ünü fotoğraf oluşturuyor. Yüzde 30′u link, yüzde 11′i ise yazılı paylaşımlardan geliyor. Link paylaşımlarında da görsellerin ne kadar önemli olduğunu ortada. Dolayısı ile paylaşımlarınızın artık sadece içerik özgünlüğünün yanında görsellerinde özgünlüğünün ve kalitesinin kesinlikle rakiplerinizden çok daha iyi olması gerekiyor.

Organik Seo Nedir?

Hepimizin bildiği üzere artan nüfus ve teknolojinin gelişmesi ile doğru orantılı olarak, dünya kaynakları gitgide doğallıktan uzaklaşıyor. Bu ileri teknoloji kısa dönemde ve görünürde fayda sağlıyor gibi olsa da, uzun vadede aslında sürdürülebilirlik konusunda ciddi sıkıntıları beraberinde getiriyor.  Bu nedenle insanoğlunun bunu görerek gıda üretiminde yeniden eski ve doğal üretim modellerine dönüş yapmaya çalışması aslında son derece normal. Kaldı ki bugün birçoğumuz alış-veriş esnasında organik ürünleri artık tercih eder olduk. 5 mg levitra

Aslında bu süreç, dijital dünyada da benzer bir şekilde ilerliyor. Arama motorları aracılığı ile yapılan aramalarda ilk sayfalarda çıkabilmek, görünür olmak ve ilk tercih edilen olmak pek çok markanın en önemli hedefi. Ve bu uğurda çok ciddi bütçeler kullanılabiliyor. Ancak, bu bütçeler kullandığı sürece siz önde olabiliyorsunuz. Sizden daha fazla para harcayan bir marka, daha öne çıkabilir. Ne zaman ki bütçeyi düşürür ya da kullanmaktan vaz geçerseniz işte o zaman çok gerilerde kalıyorsunuz. Sözün özü, var olabilmek için bu işi sürekli devam ettirmek zorundasınız.

Yukarıdaki sorunu aşmanın bir yolu elbette mevcut ama bunun çok kolay olmadığını söylemekte fayda var. Öncelikle, sabırlı olmalı ve uzun bir süre beklemeyi göze almasınız. Bunu yaparken, arama motoru algoritmalarının nasıl çalıştığını çok iyi bilmelisiniz. Bunun yanında, web ve blog sayfanızın yaşayan bir yapıda olması, içeriklerinin özgün ve güncel olması da en önemli kriterlerin başında geliyor.

Organik SEO nedir diye kısaca bir tanım yapmak gerekirse: Herhangi bir reklam uygulaması ve link kullanmadan sadece arama motoru algoritması doğrultusunda yapılan çalışmaların tümüne verilen isimdir diyebiliriz.

Organik SEO modeli ile yapılacak çalışma, oldukça fazla emek isteyen bir model olmakla beraber ileriye yönelik sürdürülebilirlik konusunda çok daha fazla kalıcı bir yöntemdir.

Bursa Web Tasarım

Kabaca ticaret odasından alınan bilgilere göre baktığımız zaman Bursa`da web tasarım işi ile ilgilenen 150`e yakın ajans kaydı bulunmaktadır. Bunun yanında freelance ve “bilgisayarcı” olarak donanım işi ile ilgilenen fakat web`e de her zaman merakı olan arkadaşları da dahil edersek 300`e yakın web tasarım firması var. usa viagra prices

Web tasarım dediğimizde başlıca disiplinlerini yerine getirmenin yanında başta hosting, domain  v.s gibi onlarca birleşenin oluşturduğu bir dünyadan bahsediyoruz. Peki gerçekten bu kadar kolay mı ? Tabiki de değil. buy cialis for cheap

Freelance ve çalıştığım firmalarda ki tecrübelerimi göz önüne aldığımda Bursa`da web tasarım konusunda başlıca sıkıntılar ; ki genelde sadece Bursa demek yanlış olur.

Her işte olduğu gibi herkesin her şeyden gayet iyi anlaması, senelerdir  hosting firması  yönetmiş bir datacenter nedir ? neler yapar ? gibi bilgileri yemiş yutmuş, hatta “Bilirkişi” olarak nitelendirilen insanların en basit sorunlarda KADER cevabı verdiği eskisi kadar yeşil olmayan Bursamız da buna benzer bin bir tane sorunla karşılaşılmaktadır. Dediğimiz gibi başlıca sorunlar Hosting firmaları ile başlayıp meslek liselerinde ilk senelerdeki hevesinin gazıyla piyasada iş kapan öğrenciler ile devam etmiş ve freelance olarak arkasına siyasi v.b torpillerle türemiş php`i , asp`i bir dernek adının kısaltması zanneden Bill Gates`ler ile devam etmiştir. can i buy viagra in chemist

Dediğim gibi kendi içinde bir disiplin olan arayüz tasarımcısından tutunda front end developer, back end developer, senior php developer, junior  php developer, v.b gibi meslek gruplarına ayrılmış, tarayıcı uyumluluğu, responsive tasarım, seo, smo gibi onlarca kavrama sığmayan bu dünyada işler bu kadar da basit değil. rush limbaugh gets caught with viagra

Tabi işi layıkıyla yapan kendi içinde gerekli kuralları harfiyen uygulayan ya da uygulamaya çalışan firmalarda yok değil ama bir elin parmaklarını maalesef geçmiyor.

Bundan sonraki yazımızda bir web sayfası yaptırmak isteyen kullanıcının nelere dikkat etmesi gerektiğini anlatmaya çalışacağım. cialis cost

Akıllı Diş Fırçası Kolibree

Geçen yıl CISCO 2020 yılında 37 milyar şeyin (Dijital her türlü cihazın birbiri ile bağlantı kurması..) birbiri ile iletişim kuracağı doğrultusunda bir rapor yayınlamıştı. Görülüyor ki bu rapor son derece gerçekçi. Aşağıda bununla ilgili hayata geçmiş bir projenin detaylarını bulabilirsiniz.

Çoğumuzun bildiği üzere teknoloji son derece hızlı gelişiyor ve beraberinde de hayatımıza kolaylıklar getiriyor.  Yakın zamanda gerçekleşen CES fuarında yeni bir ürün sergilendi ve çok dikkat çekti. Bu ürün; Kolibree markasının ürettiği akıllı diş fırçası. Geliştirilen bu akıllı diş fırçası ile artık çocuklarınızın zamanında dişlerini fırçalayıp fırçalamadığını akıllı telefonunuza yüklenecek bir uygulama ile rahatlıkla takip edebileceksiniz. Takip etmekle kalmayıp, arzu etmeniz durumunda çevrenizle bunları Sosyal Medya’da bunları paylaşabileceksiniz. Bu akıllı cihaz ve uygulama ile 5 farklı kişinin kullandığı diş fırçasını kontrol edebiliyor.

Akıllı Diş Fırçası

Kurulması ve kullanımı son derece kolay olan Kolibree ile diş fırçalamak aynı zamanda eğlenceli hale de geliyor. Her diş fırçalama performansını kayıt altına alan Kolibree, bu verileri değerlendirerek bir puanlama yapıyor ve kullanıcısına özel rozetler kazanma şansı tanıyor. Dolayısı ile Kolibree, diş fırçalamayı bir oyun haline getirerek sağlığa daha fazla önem verilmesini sağlamış oluyor.

Kaynak: www.kolibree.com

GERİLLA PAZARLAMA ÜZERİNE – 1

Bu yazı dizisi ile birlikte “Gerilla Pazarlama” üzerine yapılmış bazı çalışmalara göz atacağız. Artık görülüyor ki marka ve bireylerin çok daha fazla yaratıcı olmaları gerekiyor.

Şimdi aşağıdaki çalışmalara bakınca basit ve benimde aklıma gelirdi diyebilirsiniz. Ama önemli olan bu fikirlerin (uygulanmış ve başarılı sonuçlar elde etmişlerdir) doğru zamanda doğru marka için ortaya çıkması ve uygulanmasıdır.

ÇIKIŞI MI ARADINIZ..:)

Axe

SAĞLIKLI YAŞAM AMA NE KADAR DİKKATİNİZİ ÇEKİYOR..!

GYM

ÜRÜNÜNÜZÜN GÜVENİRLİĞİNİ VE SAĞLAMLIĞINI NASIL KANITLAYABİLİRSİNİZ?

3M

Günümüz dünyasında artık aynı sektörde pek çok marka faaliyet gösteriyor. Bunlar içerisinden farklılığınızı ortaya koymak ve anlatmak ise ciddi bir sıkıntı.

Hem markaların hem de bu konuda danışmanlık hizmeti veren firmaların cesaretli ve yeniliğe açık olması gerekiyor.

“Farklı sonuçlara ulaşmak için farklı bakmalı ve düşünmelisiniz.”

#SosyalMedya #GerillaPazarlama #ViralPazarlama#Yaratıcılık

 

KURUM ÇALIŞANLARI İÇİN SOSYAL MEDYA POLİTİKASI (YOL HARİTASI)

İnternet ve Sosyal Medya, evrenin halen genişlemekte olduğu hakkındaki teori ile neredeyse bire bir örtüşmektedir. Sürekli büyüyen ve kontrolü gittikçe zorlaşan bir dünyadan bahsediyoruz. Peki; böyle bir dünyada bazı kurallar olmadan yol almak ve yaşamak mümkün mü? Ya da şöyle soralım soruyu: Ne kadar sağlıklı ve güvenli bir yaşam tarzı olabilir?

Dünya kurulduğu ve insanlığın çıktığı tarihten beri biraraya gelen toplumlar, daha sağlıklı ve huzurlu bir yaşamın tesis edilebilmesi için bazı kurallar oluşturmuşlardır. Mutlak bir uyum olmamasına rağmen, insanların bugünlere gelmesinde önemli rol oynamıştır bu kurallar. Dolayısı ile şirketlerinde ticari yaşamlarında sağlıklı ve sürdürülebilir şekilde var olabilmeleri için, her markanın ve firmanın mutlaka kurum çalışanlarının Sosyal Medya dünyasındaki iletişimini, kurum değerleri doğrultusunda düzenleyen bir Sosyal Medya Politikasına, diğer bir ifade ile yol haritasına ihtiyacı vardır.

Her kuruma özel olarak oluşturulması gereken bu politika; Sosyal Medyayı etkili, etik ve yasalara uygun olarak nasıl düzgün bir şekilde kullanacağınızı anlamanıza yardımcı olacaktır.

“Aksi durum şudur: Bir araç ile yola çıkıyorsunuz ama ne göstergesi var, ne freni ne de bir kaza anında riski azaltacak emniyet kemeri!”

KSMBir firma ya da markanın, sorumluğu olduğu temel bazı kurumlar vardır. Bunlar; Devlet, yasalar, STK’lar, İş Ortaklıkları, Bayiler, Çalışanlar, Hissedarlar gibi. Dolayısı ile Sosyal Medya Kullanım Politikası oluşturulurken, bunlar dikkate alınmalı ve temelde “Kurum İçi” ve “Kurum Dışı” olmak üzere 2 ana başlık altında toplanmalıdır.

Kurum İçi Sosyal Medya Kanalı

Sadece marka çalışanları ile markanın onayladığı ve sağladığı, sahibi olduğu, kontrol ettiği, diğer kişilerin kullanabileceği bir sosyal medya kanalını ifade eder. Bunlar; marka bünyesindeki bloglar, şirket BT bölümünün veya markanın sözleşmesi olan bir tedarikçinin (Dış Kaynak) sağladığı diğer sosyal medya hizmetlerini kapsayabilir.

Kurum Dışı Sosyal Medya Kanalları

Markanın sahibi olmadığı, sağlamadığı ve/veya kontrol etmediği bir sosyal medya uygulamalar bütünün kapsar. FaceBook, YouTube, Vimeo, Google+, Twitter,  LinkedIn, TripAdvsior, Foursquare, Tumblr, WordPress, Xing, FriendFeed gibi uluslararası şirketlerin genel kullanıma açık olarak sunduğu  çeşitli hizmetler örnek verilebilir.

Yukarıdaki tabloda, oluşturulması düşünülen Kurumsal Sosyal Medya Politikası kapsamında yer alması ve dikkat edilmesi ana başlıklar verilmiştir. Böyle bir çalışma, her kurumun kendi kültürü ve etki alanı analiz edilerek hazırlanması gerekir. Çalışanları sıkmamalı ama aynı zamanda kurallara uyumu etkin bir şekilde anlatmalıdır. Böyle bir planın sonunda, kurum çalışanlarının danışmak istedikleri konular için iletişime geçebilecekleri uzmanların iletişim bilgileri de kesinlikle yer almalı ve iletişim çift taraf temelli olmalıdır.

E-POSTA PAZARLAMA: GERÇEKTEN ÖNEMLİ Mİ YOKSA SADECE VAKİT KAYBI MI?

e-Posta pazarlamanın faydası, pek çok konuda olduğu gibi sadece tek başına düşünülmesi durumunda yeteri kadar değer sağlamayabilir. Bulunulan sektör, ürün ve hizmet, aynı zamanda hedef kitleye göre farklılıklar arz edebilir. Dolayısı ile e-posta pazarlamayı, entegre bir pazarlama stratejisinin önemli bir parçası olarak görmek ve planlamaları buna göre yapmak daha doğru olacaktır.

Uzun bir yazı ile kafaları yormaktansa aşağıdaki bazı somut verileri inceleyerek hareket etmekte fayda vardır:

FAYDALARI

  • Makul bir bütçe ile uygulanabilir.
  • Oldukça etkin ve hızlı geri dönüş sağlayan bir yöntemdir.
  • Otomasyon yazılımları sayesinde optimum verimlilik elde edilir.
  • Ölçülebilir olması, yönetilmesini kolay kılar.

e-Posta İdeal Gönderim Günleri

TAVSİYELER

  • Müşteri canlıdır ve ilgi ister, onlardan bir hoş geldin mesajını çok görmeyin.
  • Detaylı analiz yaparak e-postalarınızın açılma ve işlem görme oranlarını belirleyiniz.
  • Gönderdiğiniz e-postalar, her türlü akıllı cihaz için uyumlu olmalıdır.
  • Gönderdiğiniz e-postaların içeriklerinden önemli olanların, mutlaka Sosyal Medya’da paylaşılabilir olmasına dikkat ediniz.
  • Gönderdiğiniz e-postalar, çapraz satış fırsatları yaratabilmeli.
  • Gönderdiğiniz e-postalar, WEB/BLOG ve diğer Sosyal Medya mecralarındaki etkinliğinize katkıda bulunmalı, trafiği olumlu yönde etkilemeli.
  • Gönderdiğiniz e-postaların geri dönüş analizleri mutlaka yapılmalı, bir sonraki gönderimin başarısını olumlu yönde etkilemelidir.
  • Raporlama ve Analiz aracı ile en değerli müşteri ya da müşteri grubu tespit edilebilmelidir.

e-Posta İdeal Gönderim Saat aralığı

GÜNCEL İSTATİSTİKLER

  • 3,2 milyardan fazla e-posta hesabı var
  • Dünya nüfusunun yaklaşık % 25’i e-posta hesabına sahip
  • Ortalama bir kullanıcı günde 112 adet e-posta gönderiyor/alıyor

Gönderilen e-postaların;

  • % 55’i imajlardan
  • % 32’si dosyalardan
  • % 11’i diğer
  • % 1,4’ü ses dosyaların oluyor.
  • Yıllık 92 trilyon e-posta gönderimi yapılıyor

Peki; başlıkta sorduğumuz soru için şu an ne düşüyorsunuz?

Elbette, bu sorunun cevabının bir kısmı bu özet bilgiler sayesinde elde edilebiliyor. Ancak, daha net cevapların oluşabilmesi için mutlaka bulunduğunuz sektör, ürün ve hizmet grubunuz ile birlikte hedef kitleniz daha detaylı olarak analiz edilmelidir.

Bununla birlikte, gelişen akıllı cihazlar ile birlikte e-posta pazarlama yönteminin daha da gelişeceği kaçınılmaz bir gerçektir.

KOBİLER, SOSYAL MEDYADA YER ALMALI MI?

Bu sorunun cevabını verebilmek için en başta 2 konuya olabildiğince vakıf olmak gerekiyor:

(1)

İşletmenizin faaliyet alanı, ileriye yönelik vizyonu ve sahip olduğu rekabetçi üstünlükleri başta gelen konulardır.

İşletmeler özellikle vizyon ve rekabetçi üstünlükler konusunda maalesef yeteri kadar önem verip çalışmadıklarından bu alanlarda eksik kalıyorlar. Dolayısı ile bırakın Sosyal Medyayı, geleneksel yapı içerisinde sağlıklı ve sürdürülebilir bir gelişim süreci sağlayamıyorlar. Eğer, net olarak ortaya koyduğumuz bu 3 kriter yeteri kadar somutlaştırılabiliyorsa, Sosyal Medya’da belli başarı oranlarını yakalamak kesinlikle mümkündür. Kaldı ki siz Sosyal Medya içerisinde olmasanız bile, hizmet vermiş olduğunuz alanlar ya da ürünleriniz konusunda ki olası bir durum sosyal Medya mecralarında ışık hızı ile yayılabilir ve bu durum hele hele olumsuz bir konusu ise çok daha fazla dallanıp budaklanabilir.

Orada değilseniz, nasıl mücadele edeceksiniz?

(2)

Sosyal Medya nedir? Sosyal Medya aslına bakarsanız sınırları çok geniş ve neredeyse pek çok şeyi içinde barındıran günümüzün şu aşamada vazgeçilmezlerinden diyebiliriz. Sosyal Medyayı hiçbir zaman tek başına düşünmemek gerekiyor. Mutlaka geleneksel yapı ile Sosyal Medya uygulamaları entegre bir şekilde düşünülmeli, planlanan çalışmalar bu doğrultuda kurgulanmalıdır. Dolayısı ile Sosyal Medya sihirli bir değnek asla değildir. Ancak; doğru bir planlama ile işletmelere uzun vade de ciddi kazanımlar sağlayabilir. İşte bu nedenle, belli platformlarda rastgele 1-2 paylaşım yapmak Sosyal Medya’da iş yaptım demek hiç değildir. Mutlaka iyice araştırılmalı ve konunun uzmanları ile çalışılmalıdır. Çünkü; Sosyal Medya, Pazarlama alt kanallarından sadece bir tanesidir. Dolayısı ile her şeyden önce pazarlama ve iletişim bilgisi gerektirir.

Sosyal Medya’da çift yönlü iletişim esastır. Ben paylaştım diyerek mecradan uzaklaşmak, gelen yorumlar ile ilgilenmemek, geri cevap vermemek ve özünde bunları değerlendirmemek yapılabilecek en kritik hataların başında gelir.

Nelere dikkat edilmeli?

DEĞER yaratan İÇERİK üretimi…

Sosyal Medya mecralarında paylaşacağınız içeriklerin, hitap edeceği takipçileriniz için bir değer oluşturması gerekiyor ki onlarda başkaları ile paylaşsın ve yapı organik olarak büyüsün. Uzun içerikler değil, etkili içerikler üretin. Diğer bir ifade ile amaçlarınızı ve vermek istediğiniz mesajı çok net olarak belirleyin. Aynı zamanda içeriklerinizin tutarlı da olması gerekir. İçeriğinizde vereceğiniz bilgilerin doğruluğundan emin olun. İçeriklerinizde kullandığınız linklerin çalıştığından emin olun. Alıntı yapıyorsanız mutlaka kaynaklarını belirtin. Kopyala-yapıştır değil, özgün içerikler üretmek için gayret edin. Doğrudan pazarlama yerine, dolayı pazarlamanın gücünü kullanın. Klasik web sayfaları üzerinden hedef kitleye ulaşmak yerine, web sayfanıza entegre edilmiş KURUMSAL BLOG sayfası mutlaka oluşturun. WEB ve BLOG sayfalarınızın, tüm taşınabilir cihazlarda (Tabletler, Akıllı Telefonlar ve diğer…) kullanılabilir (RESPONSIVE) olmasına çok dikkat edin.

KOBİLER için Sosyal Medya gerekli mi ya da gereksiz mi soruna verilecek cevapları biraz daha netleştirebilmek adına aşağıda 3 farklı alanda (Kesici Takımlar, Organik Çay ve Diş Hekimi) çok kısaca özetlemiş olduğumuz vaka çalışmalarını inceleyebilirsiniz.

Zaman makinesi henüz keşfedilmedi. Dolayısı ile geri dönüp “Keşke şimdiki aklım olsaydı…” demek yerine planlı bir şekilde çalışarak bu ve olası çıkacak yeni akımlar içinde yer almaya gayret etmek en doğrusu olacaktır. İhtiyacınız olan 2 şey CESARET ve YENİLİKÇİ bakış açısıdır.

Fiskars

DRVaksman

After Steaz

SERMAYE ŞİRKETLERİNİN AÇACAKLARI İNTERNET SİTELERİNE DAİR YÖNETMELİK | SON TARİH: EKİM 2013

Bilindiği üzere yeni TTK (Türk Ticaret Kanunu) çıktı ve yürürlüğe girdi ve beraberinde pek çok önemli değişiklikte geldi. Artık; tüm şirketlerin web sitesi olmasının yanında, şirketler Ekim-2013 tarihine kadar Gümrük ve Ticaret Bakanlığının Yönetmeliğinde (Madde-6) belirtilen mali bilgileri web sitelerinde düzenli olarak yayınlamak zorundalar.

Henüz web sitesi oluşturmamış ve denetime tabi şirketlerinde, web sitelerini Ekim-2013’e kadar hazırlamaları ve gerekli mali bilgileri yine yayınlamaları gerekiyor.

Ekim-2013’te, web sitelerinin yönetmelikte belirtilen standartlara sahip olması gerekiyor. Bu bilgiler ne sıklıkta yayınlanacak, değiştirilecek, saklanacak ve güncellenecek gibi detaylar bu yönetmelik içerisinde detaylı olarak belirtilmiş durumda.

Şirketlerin; faaliyetleri doğrultusunda ortaya çıkan bilgilerin web sitesine konması ve/veya güncellenmesi aşamasında, yönetmelikle gelen süreler bulunmaktadır. Bazı bilgiler aynı gün içinde bazıları ise 5 iş günü içerisinde sitede yayınlanmak zorundadır. Dolayısı ile tasarlanacak web sitelerinin, hem teknik alt yapıları son derece güvenli hem de kolay güncellenebilir bir uygulama olması çok önemlidir.

Elektronik Arşivleme

KAYNAK: Resmi Gazete